Bir fısıltıysa sadece adın
Derdini rüzgara anlat
İnce bir su damlası gibi akıyorsa yüreğin
Öfkeni denize
Sevgini küçük bir nehre boşalt
Duvarlarını kendin ördüğün kuytun
Koyu karanlık yüzler...
Aydınlık düşünce
Yemyeşil gepgeniş bir ovada
Ekinlerin arasında
Tekil bir ağaç tekil bir ev
Tümel bir uzanım
Duygularım yapayalnız kalmış düşlerimde
Sorunlarım ur bağlamış doğuş günlerimde
Seslenme ey yar
Mucizemden önce
Seslen sen ey yar
Mucize yok ise
Ah Assos ah! ....
Savcının koynunda bir dosya
Davalı hep sen...
Hakimim hükmüne mühür arıyor
Mührü hep ben....
Midilliden pembe bir yel esiyor
Beni sana terk ettiğim yerde
Oyundan yorgun düşmüş
Dingin saf çocuk uykularım kaldı
Beni sana terk ettiğim yerde
Binbir masal düşlerle dolu
Rengarenk çocuk rüyalarım kaldı
Uyku zamanı ölmek
Acı çekmeden ve habersiz
Şu sonsuzluğun içinde
Son noktayı koymak
Kedersiz
Güneş batımında
Alacakaranlıkta
Gözlerini ufka
Çevirip baktığında
Yükseklerde uçan kuşları
Belki sıkıcı ve yılgınım
Belki de değişik ve çılgınım
Belki karışık ve başkayım
Belki de duygulu ve aşığım
Bütün kapılarım sonuna kadar kapalı
Koşullandırılmış beklentileri karşılar
Konumlandırılmış bireyleri arşınlar
Sonuçlandırılmış görevleri karışımlar
Uğraşılmış emeği kurşunlar
Ulaşılmış hedefleri sorgular
Unutulmuş ayrıntıları sargılar
Gördüğüm günlerden
Sevdiğim düşlerden
Andığım dünlerden
Daha fazlasın
Ve sen
Hiç bilmesen de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!