Issız bir vadide tek başına akan bir nehir
Kimsesiz çırılçıplak gecelerde dolunayla sevişir
Issız bir vadide yolunu kaybetmiş bir sefil
Tumturaklı hecelerde boş kadehleri devirir
Ay yüzünü dönse aşk dönmez
Hayatının mucizesi olduğun kollarda uyansın karamsar ümitlerin
Senin umudunu değil, umutsuzluğunu paylaşsın
Sana umut bağlamışsa sevgilin
Her gün bi' yabancı olsun sana
Senle tanışmaya can atan bi acemi
Ve asırlardır seni tanıdığını düşünür ki
Sevgi dolu dünler
Müebbet hapiste
Bir tarafım çoktan geçkin
Yergi dolu günler
İbret hapiste
Neyi kaybettin ki
Bir şeyi kazanmadan
İnsan yine de üzüntü duyar
Güzel bir bakıştaki mananın
Çarçabuk solmasından
Acele edemez mi gönül
Gün bitmiş çoktan bizde
Yarın geç kalır
Bedeninle ruhun aç kalır
Odia!
Bu ölmüş yoktan evde
Her köşe, sıkıcı odam bile
Güzelliğini düşündükçe
Şakırken bülbül gibi
Dünyayı atomlarına kadar çalıp
Koyup cebime, yanına kaçasım geliyor
Kaçaklar kenti
Kaçaklar kentinde kaçıklar
Saçaklar altında saçıklar
Dört yana dağılmış bir çıplaklık
Asfalt yolları patikalara bulamış
Esaret esir almış kendini
Ona bir hikaye yaz
Benliğinin nadide bir eseri olsun
Ona bir hikaye yaz
Okudukça gerçek Selimi bulsun
Ona bir hikaye yaz
Gerçek seni buldukça
Bir köz istedim sezinlenişlerime
Benliğime gelsin suların derinliği
Bir düş istedim gerçeklerin içinde
Onunladır bilsin kalbimin sessizliği
Belki fırtına ardı gri gökyüzü
Pek de alışık olmadığın
Aslında hep olması gereken
Ya da yüzünü dönmen gereken yerde…
En kırılgan en acıtıcı,
Anılarının hayaletvari dolandığı
Sardıkça daha da yalpalayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!