Hayat kurtarmaya adanmış bir ömür. Kamuda paramedik görevini yürütüyorum. Mesleğimde yaşama umut olmaya, yazdıklarımla insan yüreğine dokunmaya çalışıyorum. İnanıyorum ki hayatlar bazen bir nefesle kurtulur, duygular ise sözcüklerle ölümsüzleşir.
Adı Yok Bu Sabahın
Sabahın seherinde
Güneş tepede
Camdan içeri süzülen bir serinlik
Dar sokakların
ılık sonbaharında
Akdeniz’in nefesi dolar
kalenin taş kemerlerinin arasına.
Duvarlarda yılların sesi,
Albayrak
Dalgalan göklerde,
bir milletin nefesiyle
rüzgârın sesine karışan
kadim bir türkünün
kırmızı beyaz ezgisiyle.
Kaç güneş battı
bilmiyorum.
Gökyüzü yoruldu önce,
Sonra ben sustum,
Kelimeler düştü içime,
Taş gibi, soğuk.
Bu bahar, İçinde kırık bir güvercin,
Kanatları buz tutmuş bir mektup gibi.
Rüzgâr değil, bir sessizlik çalıyor kapımı
Kulaklarım tınlıyor adını söylemeden.
Bir telefon çalar gecenin bir vakti,
bir ses düşer sessizliğe
“112 Acil Sağlık, Acil durumunuz nedir?…”
Bir yerde korku,
bir yerde umutla bekleyen gözler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!