Çoğu zaman aceleyle davranıyoruz;
Noktaya da virgüle de aldırmıyoruz.
‘Ben de yazdım! ’ dercesine paylaşıyoruz;
Öylesine okuyor ve kayboluyoruz!
Basmakalıp söylemlerle göz boyuyoruz;
Sorarlar: Naparsın, işlerin nasıl?
İdare ediyor, her gün bir fasıl.
Sorarlar: Nerede sıkıntı asıl?
Havadan sudandır, öyle velhasıl!
Sorarlar: Bilelim, sağlığın nasıl?
Çok fazla gönendin, biraz ara ver
Çekil, gençler gelsin, biraz fırsat ver
Halkı usandırdın, az inşirah ver
Oy mu istiyorsun? Aldığın yeter!
Anarşi ve terör hiç eksilmiyor
Beni benden daha iyi bilemez
Kimse beni benden öteleyemez;
Ben halkım, ulusum, etkileyemez
Siyasi zerzevat kendine gelsin!
Geçim derdi nedir iyi bilemez
Verilen değeri hak ediyorsan,
Esirgemeyesin karşılığını;
Küçük düşünerek anlamıyorsan,
Kazanman düş olur işte o zaman!
Sürekli alarak yıpratıyorsan,
Ozanım, ozanım, ozan Arif’im;
Senle güzelleşti özgün tarifim.
Folklorla, müzikle boy gösterirdik;
Ülkücü gençliğe coşku verirdik.
Yetmişli yıllarda Samsun’du mekân;
Ozanım, ozanım, dağda tozanım
Gezip toz sazınla, vur bam teline
Mutlak sahip olmak gerek diline
Diline, eline hem de beline!
Ozanım, ozanım, kırda tozanım
Elim elim yıkar, ellerim yüzüm;
Yüzüm bana bakar, aynada gözüm.
Gözümden yaş akar, kan ağlar özüm;
Özüm seni arar, aklımda sözüm.
Yüzüm, yüreğim ve gözlerim güler;
Sormuşlar: ‘Arkadaş, ne iş tutarsın?’
İnsanlar adıma ‘palyaço’ derler.
‘Neden bazen güler, bazen ağlarsın?’
Rolümü yapmasam ‘Kovuldun!’ derler.
Anlat bir gününü, nasıl yaşarsın?
Öküz geldim,
Yine öküz giderim!
Ne yaşadıklarım, çektiklerim
Ne de sözde öğrendiklerim
Beni törpülememiş; ancak giderim!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!