Gün gelir biter, nefes solar ten.
Ruhumu Rahmâna teslim ettim.
O verilen emanetti zaten;
Onun rızasıdır tek niyetim.
Kim dua için verdi bu kolu?
Edirne'deyiz bizler, Kars'ta bir de Keşan'da,
Çok izimiz var diktiğimiz her bir nişanda.
Adımız yazılıdır, silinmez namda şanda,
Sene yetmiş dokuz, askerdeyiz icabında.
Durmayız biz, Allah Allah deriz her koşanda,
Gönül peşinden koşma, ham hayalin;
Kurur bir gün kökün, yaprağın, dalın.
Öğren dünyanın fâni olduğunu,
Biter altın olsa peteğin balın.
Nereden geldi bu kara sevda sana?
Gün gelir, akan sular durulur.
Aldanma kara göze, kaşa;
Elbette Hak, yerini bulur.
Sen dön, hele bir bak, nakkaşa.
Söner ışığın yanan çıran,
Davet var herkese, deniz, güneş ve kum.
Ye, iç, gez, dolaş; iste süt, iste lokum.
Ben de geliyorum, bak, hazır bavulum.
Ne güzel, her şey dahil bedava tatil!
İstesen hangi ülke, şehir, hangi il?
Deme sakın, mükemmel benim.
Şimdi tutuyor kolum, elim.
Kurtarır beni bu servetim...
Ölelim de görelim, beğim.
Ne kadar uzun olsa boyun,
Ben seni özlemeyi hiç sevmedim baba
Ben seni özleme ihtimalini sevmedim baba…Yokluğunun olma ihtimalini
düşünmedim hiç,hayalini kurup hayallerimde özlemek istemedim seni.
Sevmedim özlemeyi ağır geldi bedenime,yüreğime çizemedim
özleminin resmini, ama hissettim iliklerime kanıma kadar…Değdi canıma
Kayboldu hak, hep bozuldu ölçü, mizan;
Şimdi sinsi yılan olmuş bütün dostlar.
Kaynamıyor eskisi gibi şu kazan,
Kınalı bir kuzu olmuş kurttan postlar.
Menfaat, sarsılmaz altından taht kurmuş;
Vahyin yüce hakikatinden,
Aklına, kalbine kapı aç.
Ayrılma sünnet tarikinden,
Her kul durmadan ona muhtaç.
Ruh teneffüs etsin ayetten;
İmansızlık beter, büyük afattan,
Kulak tıkamışsa nebiden, zattan,
Korkmuyorsa sahibi kâinattan,
Bizim orada buna derler: Hırpo.
Yediği, içtiği hep haram, zıkkım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!