Kayseri Yeşilhisar doğumlu lise mezunu Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu
Bana bir huzur inse semai mavisinden
Yüzüme dokunsa aşkı nefesinden
Sura üflense atılsam dünyevi şiltesinden
Ben bende değilim beni bana ver
Nurunu göstersen eşgali cemalinden
Her veda ettiğimde yola revan olmuştum
İrkilen gözlerimle belli belirsiz ağladım
Canımdan su çekilip yaprak gibi solmuştum
Bin zehir sigaramla ciğerimi dağladım
Sanki bir kartal gibi hedefime konmuştum
Annen konuşmayı öğretir hayat susmayı
Baban koşmayı öğretir dünya pusmayı
Bu aleme düşenin elbet vardır bir payı
Koştuk konuştuk ölüm ne zaman
Beden aşağı iner ruhun çıkar yukarı
İşte karargahım işte bölüğüm
Dağlarda Şahin yerde Sahra çölüyüm
Beni kimlere sorsan sanki bir ölüyüm
Bu kutlu yazıda nokta olsam ne âlâ
İşte postalım işte taburum
Bu gece tellere baykuş kondu
Bilmem hangi felaketin tellalı
Ev ışıkları bir bir söndü
Ne varsa baykuş, aramızda kalmalı
Yıldızlar yansıyor derin boşluklara
Basıp geçtiğin toprakları avuçlayıp öptüm
Ama parmaklarımın arasından yalnızlığın sızıyor
Gözyaşlarının toprağa düştüğü yerde öldüm
Bilmezsin Her ah edişinde ciğerlerim sızlıyor
Hangi dağın eteğinde ufka bakıp düşündüm
bir yıldız gördüm soğuk mevziden
yüce dağlara küs olmuş
güneşi ararken gözlerim
sakallarıma süs olmuş
bir yıldız gördüm
Kargalar uçuşuyor çam ağaçlarında
Ben tez ayaklarla soluk soluğa
Nereye yetişeceğim bilmiyorum
belki düşmanla itişeceğim
Belkide onurumu çiğnemeye gidiyorum
Bana iki çay getir usta
Biri bana biri gelmeyen dosta
Biri açık olsun birisi demli
Demli benim açık şüpheli
Beni sarp kayalara sürükleyen hislerim miydi ?
Yoksa, içimdeki zalim şüpheler mi
Yüreğim terlemiş, çünkü yanıyor içim
Yoksa ısrarla ölümle mi yarışıyordum
Bu hırs mıydı yoksa ümitlerim miydi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!