Bahar geldi İstanbul’um pek güzel
Eser müjdeler indiren tatlı yel
Açar lâle okşar seven kalbleri
Gönül okşayan yâr ipek huylu el
Kutlu alınların öptüğü topraktır Kudüs
Sevgiliye giden yolda ilk duraktır Kudüs
O eşsiz yâre ulaşmak pek zor, yol pek uzun
Kalbinden vurulan içinse buraktır Kudüs
Bedrin Emsalsiz Şanlı Ashâbı
İşte aşk erleri işte melekler ordusu
Sevgiyle coşup çağlayan, bendini yıkan su
Taşları ufalayan, dağları yarıp geçen
Bekleyiş
Zamânın geçmesi gönülsüz ne yaman olur
Gönlün sînelere konuşu ne zamân olur ?
Ölüler, sağlar, sevgi çiçeği gönle bakar
Benim sevgilim lâledir başların tâcıdır
Geçer sanma sevdâyı gönlüm, bu olmaz, hayır
Ezelden coşan bir pınardır bu sevdâ, gönül
Sevinçtir, hüzündür, asıldır, bilinmez bu sır
Bürünür sevdânın beyaz tüllerine beyaz gül
Gülümser seherin ayaz yellerine beyaz gül
Yeşil dağların karlı zirvelerinden estirir
Serin rüzgârını hicâz çöllerine beyaz gül
Bir Avuç Kum Gazeli
Zalimler gürûhunu, toza dumana katan
O bir avuç kum var ya, Allah’tır onu atan
Melekler iner gökten, şehîd olur nice can
MÜJDECİ YÂRİN BİR GÜLÜŞÜ İÇİN
Benim her dem yaşın yaşın ağlayan o kul benim
Kendi yollarını kendi bağlayan o kul benim
Benim bağrı taş dağlardan coşan akarsularca
Bir O’nu ister
Hâlâ ağlayacak mısın çiçekler içinde ?
Vaktin olmayacak mı bir tebessüm için de ?
Çevrende hep sevgilinin lûtuf çiçekleri
Ya hasret ya vuslat doya doya değil mi ya?
Zaten aşk derinden duya duya değil mi ya?
Ya nakış nakış sevgi, ya ırmak ırmak hasret
Gönlüme işlenmiş oya oya değil mi ya?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!