Şakıyan Diller Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5402

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Şakıyan Diller

Gönlümün bağında, açıldı güller,
Döküldü kağıda, şakıyan diller.
*
Sözlerin ipliği, ilmek atıldı,
Mananın içine, cevher katıldı.
*
Düşünce ufkunda, yol alan gemi,
Getirdi bizlere, taze merhemi.
*
Fikirler incedir, kıldan da ince,
Akıllar şaşırdı, bunu görünce.
*
Ozanlık tahtına, kurulan bilge,
Bırakmaz sözünde, leke ve gölge.
*
Padişah önünde, okunur ferman,
Bu dertli yüreğe, bulunur derman.
*
Tatlıdır konuşsa, bal akar sanki,
Böyle bir hazine, bulunmaz inan ki.
*
Geçmişin tozunu, siler atar da,
Yeniden can verir, şu koca yurda.
*
Sarayın en hası, başlar tacıdır,
Cahilin, korkusu ve ilacıdır.
*
Sofradan toplanan, kırıntı değil,
Büyük bir nimettir, önünde eğil.
*
Bilginin atını, süren kahraman,
Kalemi elinde, vermez hiç aman.
*
Dizildi ordular, kağıt üstüne,
Bakmadı kimsenin, eski büstüne.
*
Bu büyük hüneri, gören hükümdar,
Başına taç diye, taksa ne takar.
*
Böylesi yiğide, nişan yakışır,
Görenler, hayranlık ile bakışır.
*
Elinde, gümüşten asa parıldar,
Belinde kemeri, sanki ışıldar.
*
Doğunun rüzgarı, esmez burada,
Bambaşka bir lezzet, vardır şurada.
*
Çiçeğin kokusu, sinmiş sözüne,
Renk gelmiş, şiirin solgun yüzüne.
*
Ustalar kıskanır, desenlerini,
Görmezler resmin, o düzenlerini.
*
Beş ayrı kitapla, çıktı meydana,
Duyuldu şöhreti, bütün cihana.
*
Dizeler yan yana, hizaya girdi,
Bu güzel esere, canını verdi.
*
Hamseyi yazması, zorlu bir iştir,
Sabırla pişen, o en zor gidiştir.
*
Gücüyle devleri, yendi bu usta,
Kalmadı hevesi, tozlu kafeste.
*
Eğer ki, beş eser koyarsa kulun,
Değeri biçilmez, çıktığı yolun.
*
On kitap yazsa da, başka birisi,
Bununla yarışmaz, boştur gerisi.
*
Eline alınca, hokkayı birden,
Sular fışkırıverir, kurak yerden.
*
Başlarken, tertemiz pınar gibidir,
Bahçede mor sümbül, çınar gibidir.
*
Duyulmamış sözler, dökülür dilden,
Eşsiz bir hediye, sunulur elden.
*
İki satır yazsa, yerler sarsılır,
Coşkun ırmak gibi, bendinden taşar.
*
Her beyti başlangıç, her sözü olay,
Sanmayın bu sanat, öyle pek kolay.
*
Gizlenen manalar, örtünün altı,
Sanki cennet bağı, yoktur karaltı.
*
İçinde sırlar var, çözebilene,
Ne mutlu, gerçeği sezebilene.
*
Yabancı değildir, bizden biridir,
Lisanı Türkçedir, sözü diridir.
*
Tek kıta olsa da, dörtlük olsa da,
Buluşlar yenidir, benzemez yada.
*
Başkasın malına, etmedi tamah,
Kendi pınarından, içer her sabah.
*
Yazmaya başlayıp, coştuğu anda,
Yükselir değeri, bütün vatanda.
*
Dörtlükler can verir, cansız bedene,
Şükürler olsun hep, lütuf edene.
*
Kalemi dört yana, hükümler saçar,
Gönül kapısını, ardına açar.
*
Rengiyle boyadı, bütün alemi,
Kaderi yazarken, kudret kalemi.
*
Şiirin denizi, dalgalı derin,
Dört kürek çekerek, oraya girin.
*
Mananın şekline, büründü zaman,
Merdiven dayandı, göklere heman.
*
Dört ayrı bahçeden, toplandı ürün,
Kadehe doldu, bak iksir-i bütün.
*
Altılı mısralar, baldan tatlıdır,
Arı beyi gibi, kanatlıdır.
*
Pazarda satılmaz, bunun kumaşı,
Türlü desenlerle, süslüdür başı.
*
Dar gelen kalıba, sığmaz ki heves,
İki dünya için, tükenmez nefes.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 28.01.2026 22:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!