Kanamaya yüz tutmuş eski yaralar
Ben bende değilim inan bu aralar
Kalbimi kör kurşunlarla dağlamışım
Yas tutup kendi halime ağlamışım
Bana sorsanız hem naziğim hem de kibar
Ama nedense kimse göstermiyor itibar
Yanlışı bulsanız hemen edersiniz ihbar
Sindiremediğiniz nedir ey insanlar
Uslanmazsınız sizde pervasızlık arsızlık
Seni terk etmeye kimse edemez teşebbüs
Büyülersin kopmaz ki hiç bağın ey İstanbul
Hınca hınç insanla dolu minibüs, otobüs
Mahşer kalabalığı durağın ey İstanbul
Ağustosta nemli, çaysın Çamlıca da demli
Gaflete dalıp ta giden ey yolcu
Gerçeği ne zaman fark edeceksin
Belini iki büklüm eden bu borcu
Söyler misin nasıl ödeyeceksin
Hiç olmadık zamanda bir kula
Siluetler belirir türlü biçimde
Faili Meçhul Bu Cinnetin
Aşkım can vererek öldü içimde
Faili Meçhul Bu Cinayetin
Bahtıma güneş değil bu doğan
Farkında değilsindir, sen kendi âleminde
Tutuştu şu yüreğim, bilsen nasılda yandı
Kavruluyor gün be gün, bu aşkın eleminde
Taş mı kesildi kalbin, bilmem nasıl dayandı
Bir yanda israf, bir yanda aç insanlar
Bir yerde karnaval, bir yanda isyanlar
Toprağa düşüyor gencecik fidanlar
Dersinki baharda bir yaprak dökümü
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Feryad-ı figan yürek, herkese çatıyorum
Dostlarımı da üzüyorum, bilmem ki neden?
Sudan nem kapıyorum, bire bin katıyorum
Kendime bile küsüyorum bilmem ki neden?
Bana suç istinat ediyor olmadan delil
Hep aynı yönde birleşiyor sapaklarım
Hiç olmazsa alternatifim olsa bari
Kıpırdamıyor dersin şu göz kapaklarım
Tüm uykularım değişti oldu firari
Çok itici oldun inan dudak bükerek
Yeniden başlayalım başın göğsüme yasla
Var gücünle kenetle, sar dedim dinlemedin
Senden önce olmadı senden sonra da asla
İlk ve son sevgilimsin yâr dedim dinlemedin
Küçümseyen bir tavır beni söylettin gene




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!