YA SABIR
Vaadin var
Çekemeyeceğimizi
Vermezsin bize.
Ama aciz bedenler
..
Sabır Ya Rabbim
İnsan bu her şeyin üstesinden gelir
Zekâ verdin doğruyu gösterdin
İsyan etmiyorum ama
Tek, tek ver dertleri yada
Sabır Ya Rabbim
..
Kanaat şükür sabır,
Kırma hiç gönül hatır.
kırılan kalbim bana,
Hep bunu hatırlatır.
Sabır şükür kanaat,
Valla büyük zanaat,
..
Gayret edin yıkılmayın, yılmayın
Güzel günler gelecektir inşallah.
Kader deyin, yazgı deyin sabredin
Güneş tekrar doğacaktır inşallah.
Kolay mı yaşamak, öksüz, yetim, ac
Sıcak bir yuvaya ekmeğe muhtaç
..
SABIR
Sabır balyozdan ağır, sabır nefsin sopası
Sabreden yüreklerin siliniverir pası
CEHEN-NEM
..
Gül'ün özlemi bende, aşk acısı kaderim.
Bir dinmeyen ağrıyla,hergece sabır sabır,
İçimde bir yangın var, gel, hep seni beklerim.
Açılmayan gülümsün, hem de katmer kadife
Bu sönmeyen ateşi nasıl yaktın içimde?
Bin umutla gönlümü bağladın gönül saçlarına
..
Mademki özledin mademki yandın
Kapıma gelmişsin zile bassana
Onca yıl hasrete nasıl dayandın
Bu nasıl bir sabır valla pes sana
Ne olur çekinme aşkından söz et
Arada gülümse arada göz et
..
Sabır, kehribar bir tesbihtir ellerimde
sende mühürlendiğinden beri yüreğim.
Zaman bir bıçak kadar keskin;
liğme liğme doğruyor sanki ruhumu
arası açıldıkça bu hain hasretin.
Şehrimizi sırayla ziyaret etti mevsimler;
..
Sor bana yavrum bilirim;
Sabır, hep sabır, hep sabır..
Sor bana yavrum bilirim,
Gözler ne biçim kapanır?
Sor bana, bu aynı şey mi?
Sende, bende, ikimizde.
..
Hayat bir rüzgâr bir samyeli,
Savurur insanı yaprak misali.
Kimini en ücra viranelere atar,
Kimini Mecnun gibi ateşsiz yakar.
Marifet o viranede teslimiyet, sabır,
O cünunda Hak aşkını bulmaktır.
..
İnsan dünyaları bütün dolaştı
Gerçek olan âlem tek imiş meğer
Timur'la Yıldırım boşa savaştı
Dünya kırk sultana çok imiş meğer
Aşk yeşerir sevgi gelince dile
Allah'ın lütfudur çekilen çile
..
Kim aldı sevdiğini, kim tattı mutluluğu?
Benim sevdam Kerem'i, katladı katlayacak.
Söyle; yaşamak mıdır, alıp vermek soluğu?
Volkan gibi yüreğim, patladı patlayacak,
Gönlümde sabır taşı, çatladı çatlayacak.
..
Sevdiği olmalı insanın
Çağladığı, coştuğu
Soluksuz arkasından koştuğu
Bir köy kızının yastığa işlediği motife verdiği emek gibi
Alın teri kokan
Eski ahşap pencereye hayat veren zakkum gibi
Damlayarak mermeri oyan su damlası gibi
..
Hicrânla gelen hüzün, sabırla asilleşir
Nefsine gem vuranlar, rûhuyla güzelleşir
Sabır nefse sınavdır, zamânla ulvîleşir
Nefsine gem vuranlar, rûhuyla güzelleşir
*****************************************
SABIR VE NEFİS
..
Ümit sabır şükür
Hayat ne isteklerimizin evetlenmesi için uzun
Nede beklentilerimizin çabucak gerçekleşmesi için kısa.
Hayat sabır gibi meşakkatli bir duruş...
Şükür gibi kasvetli bir isteyiş ister...
Dik durabilmek yılmamak
Sabırla, şükürle,ümitle istemek...
..
Ben yanılsam bile yürek yanılmaz
Vefasız dostlar her dem anılmaz
Sabırsız ayrılığa dayanılmaz
Aşığın ümidi sabırdır sabır
Suskun dilime keşke olsan çözüm
Aşkın beni kör etti görmez gözüm
..
Yıllarca çektim senden, kalbimin sevdalısı,
Seni çok sevdim ben başımın baş belası.
Gönlüme sen taht kurdun,sevgi oldun kalbime,
SEN BİR SABIR KÜPÜSÜN BAŞIMIN BAŞ BELASI,
YAKTIN BENİ KÜL ETTİN KALBİMİN SEVDALISI.
Hayalimi süsledin yıllar yılı beklettin,
..
Kalbime dolan bu aşk,gönlümü etti harap
En tatlı hayallerim,bir anda oldu serap
İçimde dayanılmaz,dinmeyen bir ızdırap
Kurtar beni bu dertten,sabır ver bana yarap
Yıkıldi gönül köşküm,döndü bir viraneye
Benzedim,derde derman arayan avareye
..
Her insan yüreğinde bir kuyu taşır.Eski kırık dökük zamanlardan kalma bir kuyu hengamesi,yusuf yalnızlığına eşlik eder insanın. Suyu keskin,kederi kavruk ruhu girdaplarda savrulur bu kuyuların. Bu kuyulardan içeriz ilk çocukluk düşlerimizi.acılarımız bu kuyulardan çekilir ve onlarda sabrı öğrenir yaralarımız. İlk yürek sızısı bu kuyu diplerinden filizlenip toprağımızda yeşerir.kuyu diplerinde öğreniriz sabrın bir meyvesi olduğunu. Sabır sabır direniriz zamanın umarsızlığında. Bazen aşk deriz adına bazen ömrün yazgısı bazen anlamsız bir keder deriz.ama en nihayetinde kuyumuza bir yusuf edasıyla aşık olur kervanlar geçsin isteriz yüreğimizden. Rutubetinde boğuluruz kuyuların ama ölmeyiz hiçbir zaman yalnızlıktan. Dipsizdir ve dilsizdir bu kuyuların yarattığı yalnızlıklar.Ay ve gece bir çocuk gibi bu kuyuların göğsünden içer masumiyetin suyunu. Her kuyunun bir ruhu vardır her ruhun bir girdabında gezinen yolcular vardır birde.Ya çölde bir bedevi yüreğinde bulur kendine bir yer ya sırça bir köşkün bahçesinde bir bahçıvan yüreğinde gezinir yada yusufun suretine bürünür. Çocukluğumuzun tüm masum gülüşleri bu kuyu diplerinde son nefesini verir.burda dağılır bulutun memelerinden boşalan yağmurun hüznü. İhtihar bir gece burda şiirini söyler.
Her insanın yüreğinde kendine dair bir kuyusu vardır. Gittiği her yerde kalbinde bir kambur gibi taşır insan onu.yasadiklarimiza sadıktır,suyun ağırlığına bedenini zincirlemis bu kadim kuyular.tenleri biraz esmerdir bu kuyuların. Kaderin kuyusuna aşıktır ama kader değildirler asla.en çok yeni doğmuş çocukların yüreklerini sever bu kuyular.bu yüreklerde öğrenirler sabrı ve masumiyeti.kuyular en çok yılgın insanları sever.yürekleri esrik ve esirik ruhlu insanları çeker girdabına.Her insan düşer gibi olur yüreğinde büyüttüğü bu kuyuya.Bazen zamana dilenen bir dilenci bazen şarabını yüreğinde eskiten bir sarhoş yahut çöle düşmüş bir deli gibi kuyulara bir düşer bir çıkarız. Ve her seferinde kalbimizin rutubetine aldırmadan tehlikeli şiirlere inat bu kuyuların etrafında dolanıp dururuz.her kuyu Yusuf'u tanıştırır bizimle.Bundandır ki içimizi kemiren ruhumuzu ısırıp bir paçavra gibi yerlerde süründüren içimizdeki hayvan hep bu kuyuların suları ile hayatta kalır.
Aslında birazda kaçıştır bu kuyuların bizim için.Kendimizden kaçarız kendimize gelmek için. Yorgun gözkapaklarımıza gizlenen zamanın yorgun yüzünü bu kuyularda tanırız. Burda yeni düşler ve ızdırabın güzel kızları ile tanışır yeni hüzünler doğururuz hayatlarımıza. Bir kere düştünüz mü içinizdeki kuyulara alışırsınız,zamanın yaramaz bir çocuk gibi nasılda yüreğimizi avuçlarında sıktığını görürsünüz. Her kuyunun bir girdabı vardır ve her girdap bazen anahtarını düşürür suyun içine. Öylece kalırsınız kuyu diplerinde. Bağırır çağırır ama sesinizin yankısı sadece kalbinizde yankılanır.Birde her kuyunun başında nöbet tutan bir keskecisi yani mesel ustası yer alır. O sizi öyküleri ile avutur.Kuyuların gizeminden korur.Her insan bir kuyu besler içinde,bazen taşar o kuyu bazen kurur. Ama en nihayetinde bu kuyuların ölüme ve yaşama sadıktır. Cennet bahçesi hayali ile yaşar hepside.Koynunda sarı ve beyaz papatyalar büyütmek isterler.Siz siz olun kuyunuza bir zaman sarhoşluğu ile değil bir yusuf sabrı ile sahip çıkın. Göreceksiniz ki yaşam her daim kuyulardan oluşur.......
..



