Anti Robocop Halis Dede Şiiri - Alper Tu ...

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Alper Tunga 3
383

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Anti Robocop Halis Dede

Terekemeler, Karapapaklar...Kars, Sarıkamış.
Oralı değilim, orada doğmadım ama yaşadım.
Bu insanlar konuşurken, kanınız kaynar,
Ailelerine ve birbirlerine çok düşkün!
Tanıyan çıkmaz Portakal neneyi umarım.
Ay nene, komşumuz Şirin yenge.
Şahsına münhasırlar ve isimleride öyle

Benim kete isimli bir hamur işine düşkünlügüm...
Peynire olan bağımlılığım yine oralardan kalma
O ilçede tek sarı kafalı çocuk olmam meseleydi,
Herkes tanıyordu...Evet! Esnaflar çok seviyordu
Her gittiğim yerde asker selamı verdiriyorlar
Bir kaza nedeniyle bir süre jandarma karakolunda,
misafir olmuş, öğrenmiş, pekiştirmiş...
İlçe ahalisi unutmama müsade etmiyordu

Oranın; tarifi mümkün olmayan bir soğuğu var.Eyvah!
Babam gider kaymayan ayakkabı alır,
Bende ayakkabı kaysın diye tabanını aşındırırdım.
Buzun üzerinde kaymak var biraz ruhumda
Birde televizyonun dibine kadar yaklaşıp izlemek..
TRT'de Robocop diye bir film!
Etkisinde kalmış, gerçek sanıyordum
Komşu çocuklarla konuşuyor, Robocop gerçek!
Görenler olmuş, kesinlikle var...Var diyorduk.
Robocop efsanesine kapılmıştık bir kere

Bir gün akşam saatleri, bizim evin karşısı
Ve sağlık ocağında bir pencere,
Ve pencereden saçılan belirsiz ışıklar
Burada gizli deneyler yapılıyor!
Dört arkadaş bu depoyu takibe aldık...
Akşamları kafası gözü sargılı bir kaç adam
Ve deponun penceresi belirli aralıklarla,
etrafa bembeyaz ışıklar saçıyordu
Gökyüzünün karanlığı, yeryüzünün beyazlığı
Ve saçılan bu ışık...
Küçük bir ilçe ve etrafta hiçkimse yok ve akşam?

Dört kişi kafamızda bir hikaye yazdık,
Karanlık birileri bu depoda bir robot yapıyor,
Ve robocopa karşı...kesinlikle bu adamlar kötü
Bu şehri ele geçirecek...Biz varken?

Daha sonraki takiplerimizde;
Aynı kişiler, aynı saatte, aynı esgâlde...
Depoya giriyorlar ve o dar pencereden,
O beyaz ışık saçılıyordu, çok garip..
Biz ise planı yapmış ve kötü adamları yenecektik
Su ile buz haline getirilmiş kartoplarını
Gündüz harika bir mevzi keşfedip stokladık
Akşama kadar bu gizli yerin ardındayız...Tamam!

Binaların ve evlerin çatıları kremit değil
Sonunda adamlarımız geldiler ve ışık saçıldı
Çatının saj demirine inen bize ait kartopları,
Depodaki kişilerin korku içinde kaçmasına...
Öyle bir kaçtılarki, atkıları ve upuzun paltoları,
Denizler gibi dalgalanıyordu
O kadar seri bir şekilde o kartopları;
Adeta çatının demirlerinde makineli tüfek gibi,
Ansızın başlayan bir silah sesi gibi çınladı

Kartopundan kaçanlardan bir Halis dedeymiş
Ay nenenin kocası yani... Kahretsin!
Ertesi gün gittiğimiz misafirlikte anlattı
O Azeri şivesine yakın bir dille...
Gökten daş yağandı, daş yağandı diyordu işte

Orada herkes birbirini misafir etmeyi çok severler,
Misafirlikleri bende çok sever ve sevinirdim.
Burası bir sağlık ocağıydı ve evimizin tam karşısı
Kış memleketi...Herkes kafa göz sargılı zaten.
Bütün bu olay çocuk aklımızın bize bir oyunuymuş,
Depoda tadilat var ve o ışık...
O ışık; kaynak makinesine ait,
O dar pencere, o ışıga lazer etkisi yapıyor
Akşam saatlerinde yapılan bu tadilat ise;
Muhtemelen hasta sağlığı için olabilir,
Bazı detaylar tabiki gizemli kaldı, bende bilmiyorum.

Halis dede işte...Ne dersen de
Onlara misafirliğe gidince çaya büskivi banarken,
Tam bu olayı anlatınca kahkaha atmıştım.
Oysa herkes çok ciddiydi...
En fazla altı yaşında, okul öncesi gariplikler .
Hâlâ ciddi ortamlar gülesim geliyor...
Halis dede bu olayın gizemini çözememiş,
Gökten daş yağandı, daş yağandı diyordu işte

Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 03:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


N'apiyim