Gülümseyen dudaklarının kenarına saklandım.
Sadece orası huzur veriyordu diyerek....
Sonra sen gülünce gökkuşağı daha renkli,
Yağmur daha keyifli
Sabah rüzgarı daha ılık,
Çocuklar daha güzel gülmeye başladılar...
Artık hapisteyim!
Suçum ise;
Mahallenin duvarlarını karalamak.
Neler mi yazdım?
Dert etme.
Sadece sensiz geçen,
Ne kadar şanslıyım ki
Gamzelerinin arasındayım.
Biraz daha şans ver bana
Başımı göğsüne yaslayayım
Ve kalp atışını duyayım.
Hatta biraz daha şans ver bana.
Bana hep "dudakların sıcacık" derdin.
Gece gözyaşlarını kurutmaya geldim.
İyi ki fark etmedin.
Uyansaydın geri gidemezdim.
Bir ara;
Ama sadece kısa bir anlığına
Gözlerine bakmıştım.
Sende o anda gözlerini kapatmıştın.
Ne olur gözlerini açma
İçerisi o kadar güzel ki.
Sen bende mutluluksun
Kalbimin hızlı attığı,
Yüzümdeki çizgilerimsin
Gülümsettiğinde mutlu olduğum...
Ben aşkı yanında taşıyanlardan değilim.
Ben aşkı bazen sarılarak gösteririm.
Bazen de avuçlarımda sunarım.
En çok da dudaklarım ile ikram ederim.
Bu ikramımı kabul eder misin?
Yalnızlıklarımı biriktirdiğim kumbarayı kırdım.
Meğerse artık tedavülden kalkmış.
Hiç bir banka almadı.
Sonra denize attım,
Ne balıklar yedi
Ne de martılar.
Senden bir şey isteyecektim.
Bu gün işten çıkarken bana uğrar mısın?
Bana sesinden biraz bırakır mısın?
Kulağımın hemen kenarında bir yer ayırdım
Sonra parmaklarını da bırak bana
Gece saçlarımı okşadığını hissetmeliyim
Hayatımın en eski döneminden
En yeni anına kadar her şey çürüdü.
Bir sen taptaze ve gencecik kaldın.
Tıpkı dün gibi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!