Yeni bir bahar açtı ruhum
Sükut-u hayâllerden de doğulmaz mı?
Hiçbir mevsim bâki değildi oysa
Bir güzün güllerini koklayan bulunmaz mı?
1
Sus
N’olursun konuşma
Yüzümü eteğinde yüzdürüp
Ağlamak istiyorum doya doya
Tatil günlerinde caddeler
Özgür taklidi yapan pişkin köleler
Ve aşık taklidi yapan budala mutsuzlarla
Dolup taşmakta
Birer şimşek gibi çakarken beklentiler
tatlı bir anıya dönüşür
başarı geldiğinde fukaralık günleri
som altından anıtı dikilen
mest etmek için herkesi
telaşa mahal yok
hepimiz öleceğiz
ve o son anda dahi
aynı hasretliği çekeceğiz
Bırakır seni avuçlarının içinden
bir denize düşersin aniden
parmaklarının arasından kayıp giderken
Gözlerin gözlerine kesilir düşerken;
bir ah ipi doğar ve kopar
Bak
Bir mum olmuşum
Buram buram eriyorum
Ama bu öyle
Söndürebileceğin bir ateş değil su ile
Bu ateşi yanarak söndürebilirsin sadece
1
Bir üçgen
Delilik, ölüm ve doğum
Üçünün de eşiğindeyim
Bilmiyorum hangisi olacak sonum
Umudun ve umutsuzluğun ötesindeki bir ormanda kayboldum
Kurtulmak yahut yerleşmek endişesi taşımaksızın yürüyorum
Gözüme çarpan ne varsa seyrediyor
Yaşamın kokusunu soluyorum
Unutulmuş bir mezarlık gibiyim
Sessizce
Servi yapraklarımda uğuldayan
Rüzgârlarımı dinliyorum
Ölü doğan umutlar nehrinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!