Sorma bana bugün hangi gün,
Havada sensiz esen bir fırtına,
Uzak yollara dalan bir çift göz,
Hasret kokan dudağında yorgunum,
Bir sinsi buz keser benim yolumu,
Hatırımı kırma bana gül beş dakika,
Ne geçecek üzsen bile beni eline,
Bir Kış kopuyor yüreğim buz kesmiş,
Beynim yanıyor ateş Cehenneminde.
Nasıl anlatsam bilmiyorum baharı,
Bırakın ırmakları sevenlerin yüreğine aksın,
Sevmek kolay değil yanan bir yürek var,
Ortada ne söndüren var nede durduran,
Hiç olmazsa nehirler aşklara yarar sağlasın.
Dökülen gözyaşı berrak berrak kaynayan su,
Yine bu geceme bir hüzün kattım.
Beni üzdüğünü semaya anlattım.
Kırptım Ay'ı parça parça böldüm,
Topladım yüreğime Yıldız yaptım.
Sensiz de yaşanır şimdi anladım,
Hasret mi kaldın sen çok mu özledin beni,
Yollar mıydı, yıllar mıydı araya giren şey,
Oysa yapamazdık bir gün ayrı kalsak özlerdik,
Tarih mi değiştirdi yoksa zaman mı bizleri.
Dağlar bu kadar yüksek değildi eskiden,
Bu sabah yine sol yanımdan kalktım.
Bütün sinirim stresim ruh üzerimde,
Düşündüm büyükçe bir taş attım,
Dalgalanan aklımın karma gölüne.
Düşünsen suç düşünmesen boşluk,
Yine bu gece düşümde gördüm,
Uykumun en güzel yerini böldün,
Ben ne söylesem boşadır sözüm,
Bilmiyorum seni ben nasıl sevdim.
Kahretsin işte öyle kurulmuş hayat,
Böylede çile çekilmez ki cezaevinde,
Bütün dağlar seni ararken paşam,
Saçlarına ak dökülmüş bak üç yılda,
Böyle bir kaderi kim çeker paşam.
Ovalar köyler seni özlemiş derler,
Ezanlar susmuş, Minareler kapanmış,
Camiler satılmış, İmamları ipte,
Bir susuz kuyu bu devir karanlık dipte,
Bir insan günde beşbin insan asar mı?
İslam yıkılınca acep, Laiklik yaşar mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!