Serseri sokakların serseri çocuklarıydık biz,
Hep bir numara büyük giyerdik ayakkabıları,
Hep kaybolurduk elbiselerimizin içinde biz.
Ellerimiz çamur olurdu ayaklar yara içinde,
Kitap bulamazdık okumaya o mahallede,
Bir atım olsun isterdim Yıldırımlardan...
Dertler gelince kaçabileceğim Dünyadan,
Bir Yıldız'ım olsun benim için yanacak,
Bir çiçeğim olsun ismi gariban olacak.
Ve senden uzakta ne işe yarar bunlar,
Ahhh! sevdiğimsin sen...sevmenin,
Ayağına taş değmesin diye özlediğim,
Ruhumu kalbine kiracı verdim,
Siyah dumanlarına büründüm senin,
Kanatlarımı göklerine serdim.
İnsan hangi hasreti sever,
Hangi ayrılığa el çırpar ki?
Ayrılık kolay sanırsın ama,
İnsan sevdiğinden ayrılamaz ki,
Olsun bahçende Gül yetiştir,
Bir kar tanesi olsaydım,
Bir Perşembe gününde...
Damla damla saçlarına dökülen,
Sen se bir Bahar olsaydın,
Bana destelerle Gül veren,
Bir yaz günüydü öğlenin o hararetinde,
Bir Meşe altına uzanıp çay içtiğimizde...
Bir dudak payı kadardı sevdamız senle,
Çay yakar sen yakarsın kalbimi sessizlikle.
Hani seninle ilk buluşmamız vardı ya,
Eller sırça köşkünde bade içermiş,
Benim içkim gamla keder güzelim,
Sevenler sevdiğine çeker gidermiş,
Yokmuş meğer beni benli sevenim.
Bir şişede yüzen balık olsaydım,
Bir hasretin hesabında,
Yine sen yoksun yanımda,
Alıştım sensizlik yaram benim,
Yaşarım sen gelmesen de yanıma.
Sular bu kış gecesinde donar,
Boş ver sende beni anlama,
Zaten dostluklar yalanmış,
Anladım bunca yıldan sonra,
Ne Baba ne evlat varmış boşuna.
Kime el uzatsam diken battı,
Biliyorum benden için aşk şiiri istediğini,
Nasıl derim senin patlak gözlerini sevdiğimi,
Ellerin kocaman yaba gibi batarken sineme,
Nasıl derim koca okka burnunu sevdiğimi.
Ben yalan söyleyemem iyi bilirsin küfeli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!