Şu Liman benim ilk kez öldüğüm yerdir,
Sevdiğim tarafından çok bıçaklandım,
Şu Gar da ekildim bir akşam üstü...
Şu otobüs de ağardı o gür saçlarım.
Sen yoktun nereden bileceksin o zindanı,
Şehirlere bombalar yağıyordu ya hani,
Yıkılıyordu Bombalarla Halep ve Gazze,
Sende gittin çekip bu şehirden yelpazenle,
Benim de şehirlerim yıkıldı yokluğunda,
Benim de yüreğim yandı sen gidince.
Yollarda hep yollarda,
Bir hayalim kaldı senden uzaklarda,
Gözlerin bir sarhoşluk masalı,
Dudaklarından akan bir hikaye hayat,
Oysa yaşamak vardı daha,
Beklemek seni duraklarda,
Bugün yine Bahar havası var,
Güneş sıcacık makamında,
Salınır havada uçuşan kuşlar,
Ne gerek bu günde strese,
Aman boş ver geçer günler,
Ben kapında duran bir dilenciyim,
Ne verirsen ey canan onu isterim,
Sen saçlarını pencereden aşağı sal,
Saçlarından bir tel düşsün seninim.
Sense yüksek konaklarda salınırsın,
Kollarım arasında sardım ormanı,
Ormanın içinde bir güvercinken,
Uçtum yükseldim sardım kolları,
Kolların içinde bir güldün sevilen.
Bir gece bir sokak ortasındaydın,
Geceler bizimdir gündüzler senin,
Her gece bir rüyada buluşalım gel...
Kaç yıllardır asırdır sana hasretim,
Sensiz kuruyup boşalır denizler...
Halimi sorup da kendi kendini üzme,
Portakal çiçeği açmış benim bahçemde,
Sen yoksun yok bakındım benim içimde,
Eğildim çiçeği kokladım kokladım gizlice,
Sen yoksun yok bakındım benim içimde.
Hani taç yapardın beyaz çiçekten başına,
Beni hor görmüşsün Ser... Efendi; Dilerim muteber bir zat olasın, Ben keyfi devran eyledim şu feleği, Sen de benden birazcık rahat olasın,
Serseri rüzgarlar soğuttu seni benden,
Yürekleri yakan kor, kör alevler söndü,
Ellerin üşüdü, gözlerin uzaklaştı birden,
Seni benden daha çok rüzgarlar sevdi .
Serseri rüzgar doğudan, kuzeyden esen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!