Öyle İşte 2 Şiirleri - Şair Öyle İşte 2

Öyle İşte 2

Sen kendi pahanın farkında olmadığın müddetçe, sistem sana sürekli olarak fiyat biçecek...

Silkelen ve kendine gel..Sen satılık mal değilsin..Kainatın diline çalınmış bir parmak balsın..

İnsanlar, önlerine konulanı bırakıp, özlerine konulanı okumaya başladıklarında Yeryüzünde gerçek bilgelik çağı yaşanacak..işte o zaman "İKRA" emri gereken değerine ulaşmış olacak..İnsanlar arasında bilinmeyen öyle ilimler vardırki, bu ilimler okul sıralarında alınmaz...Medreselerdede görülmez...Allah tarafından Sâfiyane gönüllere akıtılır...Mimar Sinandaki ilim böyle bir ilimdir mesela...kendisi mimarlığa dair bir ilim almamıştır...Ama elli yaşından sonra mimarlığa başlamıştır...Ve insanlık tarihine asırlarca yıkılmayan..sırları hala çözülememiş... yüzlerce eser bırakarak dünyadan ayrılmıştır....Çünkü o kendisindeki Cevheri..özündeki hakikat bilgisini ortaya çıkartmayı başarmıştır..İşte asıl bilgi o bilgidir .Geri kalan tüm ilimler, karışıktır...Zahiridir...Sağlam değildir...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Kaderleriniz sizlere zulmetmek üzere yazılmamıştır...Eksikleriniz göz önüne alınarak,bir eğitim öğretim programı niteliğnde hazırlanmıştır....Adeta lutfedilmiştir.. hayatınızda hoşunuza giden veya gitmeyen ne varsa, hepsi sizin tekamülünüz için..yani eğitiminiz için vardır..Bazen en sevmediğiniz insanlardan bile öyle dersler öğrenirsinizki, bu dersi dünyadaki en iyi üniversitelerde bulup alamazsınız...Sevin yada sevmeyin...hayatınıza uzaktan yakından temas eden herkes, size birşey vermek için var. Yeterki okumayı bilin...Okumayı bilirseniz kaderinizin sizin için bir ceza olmadığını...Lütuf olduğunu anlarsınız.. Böylece karşınıza çıkan kötü insanlara veya kötü olaylara bile küfür etmezsiz..Aksine Allaha şükredersiniz... Velev ki hayatınıza cimri biri girdi... Bu kişi anne babanız olabilir.. eşiniz olabilir.. patronunuz olabilir.. kayınvalideniz olabilir... Burada size düşen bu kişiyle alakalı kötü zanda bulunmak değil..Aksine, cimriliğin ne kadar kötü ve ne kadar çirkin bir şey olduğunu o kişi üzerinde deneyimlemektir.. ve Allah'a sizi cimri yaratmadığı için şükretmektir.. cimri bir insandan, vermeyi öğrenirsiniz.. kötü bir insandan iyiliği öğrenirsiniz... Hasetçi bir insandan, Hüsnü zan'ı öğrenirsiniz.. dedikoducu bir insandan, susmanın ne kadar güzel bir Erdem olduğunu öğrenirsiniz... Dini zayıf bir insandan, dini bütün olmanın güzelliğini öğrenirsiniz.. zulüm yapan bir insandan, iyiliğin ne kadar güzel bir Erdem olduğunu öğrenirsiniz.. bazen de tam tersi insanlar girer hayatınıza... iyi insanlar girer iyiliği öğrenirsiniz... Cömert insanlar girer cömertliği öğrenirsiniz..velhasılı kelam, her şey hem zıddı hemde varoluşu ile bilinir...
Şoför koltuğunda oturan kişi, o arabanın başına gelecek olan her türlü kazadan sorumludur... Ama yolcu koltuğundaki kişi, şoföre tâbi olduğu için, giden araba 100 kişiye de çarpsa, yolcunun bir sorumluluğu yoktur... İşte teslimiyet böyle bir şeydir... Allahu Teala, kaderinin kendisine Lütuf olduğunu bilen...ve şoför mahalini Allaha teslim eden... Acizliğinin farkında olan kulların tutan eli gören gözü yürüyen ayağı olur..
insanoğlu ısrarla şoför mahalinden kalkmayıp,"illede herşeyi kontrolümde tutacam" diye ısrar eden kulları kendi hallerine bırakır..."hadi ben elimi çektim üzerinden...yap yapa bilirsen..sür sürebilirsen..git gidebilirsen" der.. insan bir yere kadar gider.. fakat acizliğinin farkında olmazsa muhakkak ya duvara tostlar..yada hayatında ne varsa ezer geçer... Hem kendisine hem de hayatına giren herkese zarar verir... Fakat acizliğini bilip Allah'a teslim olan kul kaderinin lütuf olduğunu biliir...Alllaha döner ve;
"Şoför de sensin..yolcuda sen..sorumluluk senin...Sana teslimim" der... Arkasına yaslanır ve hayatı sadece seyreder... Hal böyle olunca, ve kul bu bilince varınca, dünyada cennet olur..Ahrette.. Çünkü kul kullanmaktan ve kullanılmaktan çekildiği için seyir makamına geçer.. hayatı yönetmeyi bırakır... Çünkü kendi acizliğinin farkına varır... Dünyaya savaşmak için değil de seyrederek öğrenmek için geldiğini fark eder.. hayatına giren herkesi ve her şeyi bir öğretmen edasıyla izler... O kişilerden ve o olaydan ders almaya başlar... Hal böyle olunca, Kader ceza olmaktan çıkar..lütuf olmaya başlar.. İnsanoğlu hem yoktur hemde çoktur aslında...Hem aciz hemde vecizdir bu dünyada...
Öyle işte..İKRA..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Hayattaki herşey bir ilizyon..Sen bir sahnenin içerisinden geçiriliyorsun...Ve bu sahnenin içerisinden geçerkende imtihan ediliyorsun...Kimileri senin geçtiğin sahnenin aksesuarlarıyla oynayabilir..Görmen gerekeni değilde, görmen gerekeninin dışında bir şeyi gösterebilir... Aldanma... Sen kendi görevlerinle ilgilen.. kimsenin seni kandırmasına izin vermek istemiyorsan, sahneye bağlı yaşama...aslolan sensin...sen kendi görevlerini yap... Sen sahneye odaklanırsan, şeytan senin geçeceğin sahnelerin aksesuarları ile sürekli oynayacaktır ve seni kandırmaya çalışacaktır...
Ödevini yapan öğrenci Korkmaz..Akşam filme dalıp, ödevini yapmayan ve bu yüzden derste hazırlıksız yakalanan öğrenci korkar.

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İlk düğmeyi yanlış iliklerseniz, arkasından gelen bütün düğmeleri farketmedende olsa yanlış iliklersiniz..."Hızlı ilikleyecem" diye yanlışla başladığınız her işte muhakkak geri dönüp, düzeltme yapmak zorunda kalırsınız...
İlk düğme niyetinizdir...Kötü niyetle başladığınız her işin başı ortası sonu hüsrandır..İnsan niyetlerinin ekmeğini yer...Niyetinizi düzgün tutunki, işiniz rast gitsin..Hayatı söküp söküp baştan almak zorunda kalmayın...Aksi halde, dönüp dolaşıp, aynı sıkıntıları çeker durursunuz...Birde utanmadan bunun adına "kader" deyip,Allaha iftira atarsınız..Allah saftır temizdir..kirli olan insanların niyetleridir..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İlk düğmeyi yanlış iliklerseniz, arkasından gelen bütün düğmeleri farketmedende olsa yanlış iliklersiniz..."Hızlı ilikleyecem" diye yanlışla başladığınız her işte muhakkak geri dönüp, düzeltme yapmak zorunda kalırsınız...
İlk düğme niyetinizdir...Kötü niyetle başladığınız her işin başı ortası sonu hüsrandır..İnsan niyetlerinin ekmeğini yer...Niyetinizi düzgün tutunki, işiniz rast gitsin..Hayatı söküp söküp baştan almak zorunda kalmayın...Aksi halde, dönüp dolaşıp, aynı sıkıntıları çeker durursunuz...Birde utanmadan bunun adına "kader" deyip,Allaha iftira atarsınız..Allah saftır temizdir..kirli olan insanların niyetleridir..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Dünya sadece bir imtihan yeri değildir...herşeyden önce o bir tekamül okuludur..insanlar, önce öğretilirler..sonra öğrendiklerinden imtihan edilirler...Yalnız bu okulun sınıfları yoktur..Eğitim öğretim karma usulü yapılır... birinci sınıfı..yani nefsi emmare eğitimini görende aynı sınıftadır...son sınıf olan Nefsi kamile dersini görende aynı sınıftadır...Üniversite okuyanda aynı sınıftadır..Doktora tezi hazırlayanda aynı sınıftadır... Herkes birbirini eğitmekle..Herkes birbirine birşeyler öğretmekle görevlidir..Bu sistemde sınıf geçme, frekans yükseltme veya frekans düşürme sistemine göre ayarlanmıştır...sisteme dahil olan her bir varlığın titreşim frekansı sürekli olarak gözlenir..titreşim frekansını yükselten şey, kişilerin gün içinde topladıkları sevaplarıdır ..Düşüren şey ise, gün içinde topladıkları günahlarıdır...Gereken bonuslar toplanıp, frekans belli bir düzeye ulaştığında, varlığın öğrenimin bir sonraki düzeyine yükseldiği kabul edilir....Yani bir sonraki tekamül alanına dahil edilir..Kişinin o alandaki öğrenim ve imtihan hayatı başlar...Bilinç seviyesi yükseltilir..gezegendeki herkes aynı olaylara şahit olsada, bilinç seviyesi yükselmiş olan öğrenci, olaylara bir üst perdeden bakar.. sorulara ve sorulara ona göre cevap verir...Yani her varlık, haber ve bilgiye eşit biçimde ulaşabilir...Ama billinç (sınıf) seviyesi derecesinde algılar..Frekans düzeyleri aydınlanmanın ölçüsüdür...bir toplumda tekamül derecesi yükseldikçe,bilinç,bilme ve bildiğini hayata geçirme seviyesi artar...
Bu öğrenim süresince, sınıfın haylaz öğrencileride vardır. Bu öğrenciler, sürekli olarak dersleri kaynatmayı..ortalığı karıştırmayı..Ve dikkatleri üzerlerinde toplamayı..sınıftaki sessiz öğrencileri korkutarak, etkileri altına almayı amaçlarlar..Bu yüzden onların sesi çok çıkar... sürekli olarak gürültü patırtı çıkartırlar..öğrencileri korkuturlar..onları ıssız ortamlarda tehtid ederler...işte tekamül okulu olan dünyamızdada durum aynı şekildedir ...Bilinç seviyesi düşük toplumlar, bu yaramazlardan korkarlar...tırsarlar...Onların asıl niyetlerini okuyamazlar...Bilinç seviyesi yüksek toplumlarda durum farklıdır..
Bu yaramazlar, bu tür toplumlara korku salamazlar..Barınacak ortam bulamazlar ...
İşte Kainattaki bütün mesele bu ..Bu sistemi çözen, imtihan sürecini çözer.. frekansının yükselmesine engel olan tüm engelleri kolaylıkla aşar ...Unutmayın... Mesele frekans yükseltmek ..Frekansı yükseltmek içinde en güzel yöntem iyilikte yarışmak...Görev almak..okumak..hayatı ve kuranı kerimi okumak..Dünya denen tekamül okulunda aktif olmak ... Frekansını yükselten kişi, tıpkı uydu alıcısı gibidir.. Allah'ın izin verdiği ölçüde Herşeyi görür.. Herşeyi işitir... Çünkü Allahı görür.... Allah'ın sistemini görür...çekim alanı Allahtır..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Ama en nihayetinde temizleneceğiz... İşte yaşadığımız depremler seller doğal afetler.. hastalıklar.. üzerimize tufan gibi gelen maddi manevi sıkıntılar hep bu yüzden... Ev sahibi bizi temizlemek için bir çaba içerisinde.. tabii bunu idrak edebilene..
Evet.. dünyadaki bilinçler değişiyor ve temizleniyor.. yaşanılan tüm girdaplar ve çalkantılar hep bu yüzden..Sakin olun..Ve kendinizi ev sahibinin kollarına bırakın...Makina ne kadar haşin dönerse dönsün...Sizi sıkan silindirler ne kadar sert olursa olsun...O makinanın içinden çıkacağınız muhakkak..Yeterki inatçı kirleriniz olmasın...Çünkü eskiden kiri çıkmayan çamaşırlar makinadan sonra ateş üzerinde fongur fongur kaynayan kazana atılır...kiri çıkana kadar kaynatılırdı..şimdi ise yine kiri çıkmayan inatçı çamaşırlar,makinanın kazanında 95 derecede kaynar suda yıkanıyor....Fakat en nihayetinde, çamaşırların hiçbiri kazanda ebediyyen bırakılmıyor..Asılıyor..Sonra mı...Sonra ver elini rüzgar ve gökyüzü ...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Her gördüğün cisim insan değildir..
İnsan olmanın şartları vardır..
Kalabalıklar içindeki en muhteşem
“kayıptır” insan..

Bul bulabilirsen...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İnsan bedeni, içinde iki kişiliği birden barındırır... Biri nefstir..diğeri ruhtur..Nefs, insanı dünyaya ve dünyalığa davet ederken...Ruh, insanı kendi içinde yolculuğa ve Allaha davet eder...öteki alemlere açılan kapıları göstermeye çalışır... Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir...eğer ki nefs, insanları kötülüğe ve dünyalıklara karşı şehvete davet ediyorsa, Allah nefsi niçin yarattı..onu yaratmasaydı..ve insanlar direk olarak cennete gitseydi olmazmıydı...?
-OLMAZDI...
-İnsanın dünyada yaşam sürdürebilmesi için nefs, ahirete hazırlanması içinde ruh gereklidir...Nefs, insanın dünyalık işlerini düzene sokabilmesi için gereklidir...Çünkü İnsan, belli bir süre dünyada yaşamaktadır... Dolayısıyla burada yaşamak için belli ihtiyaçları olacaktır..işte nefs, bunun için vardır.....Ruhta, insana asıl memleketi olan ahreti unutturmamak ve onu tekrardan oraya hazırlamak için gereklidir...Nefsin ana vatanı dünya'dır.. Dolayısıyla nefs, dünyanın şımarık çocuğudur... Nefs, bu yüzden dünyadayken çok güçlüdür...Ruh, kişi yaşamını sürdürdüğü müddetçe, nefsi ana vatanında mağlup edip, bedenin hakimiyetini ele geçirmek için büyük çaba harcar...Çünkü dünya nefsin ana vatanıdır...Ve dolayısıyla, ruh nefsi ana vatanında mağlup etmeye çalışan bir cengaverdir....Kişinin nefsi ölmez..Sadece terbiye edilir...
İnsanlar sırat köprüsünü sadece ahiret için tasavvur ederler..Oysaki, henüz dünyadayken sırat köprüsünü geçemeyen..Yani ruhi ve nefsi gereksinimleri dengeye sokamayan, kıyamet günü sırat köprüsünü geçemez...Çünkü sırat köprüsü dengedir..Kıldan ince kılıçtan keskindir.. Çünkü, dünya ve dünyalıktan törpülenip, incelmeyen...dünya ile ahret arasındaki dengeyi kurmayı beceremeyen bu köprüyü geçemez...Denge şart...Her iki taraf içinde yeteri kadar çabalamak gerek..Bedende nefsin ve ruhun ayrı ayrı at koşturma haline biz şirk diyoruz..Çünkü, bu halde ikileme vardır...beden bu haldeyken, hem Allaha hemde nefsin aşırı derecede şehvet duyduklarına tapar... nefsi törpüleyip, onu anlaşma masasına oturttuğumuz halimiz ise Tevhid (birleme) halimizdir..Nefsini ve ruhunu birlemeyen, şirktedir..Ve ne dünyada ne de ahirette sırat köprüsünü geçip rahmete eremez..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İnsan insandan vazgeçmez azizim..
İnsan insana yüklediği mânâdan vazgeçer..
"Farkın yokmuş kimseden.. ben farklı bakmışım bilmeden…!" der..
Ve gider...
İnsan insandan gider..

Devamını Oku