Deprem sonrası yangın gibi
Bu şehir kimsesizler diyarı
İnfazı yok artık bütün hükümlerin
Gün olur da gelsen neye yarar
Ölüler kabirde her zaman iyidir
Mutluluktan uzak bir şehir
Izdıraba sürgün edilmişim
Sevenimden sevdiğimden uzak
Dört duvara terkedilmişim
Beton duvarlara yaslanıp
Rahatsız olmam, zulüm bile senden gelsin
Un eyle! toprak eyle! yine de sen eyle beni!
Hakir gönlümün siyah denizinde bir inci gibisin
Şavkla gel! ruşen eyle! fer eyle! ben bilmesem de
Senden sonrası bir enkaz
Deprem sonrası bir şehir
Soğuk bir hazan karanlığında
Umutların bir bir döküldüğü
Kelimelerin hüzünle yoğrulduğu bir şiir
Senden sonrası bir enkaz
Rıhtımsız, limansız bir denizdeyim
Kimliksiz, vatansız bir göçebe gibi
Nereye gitsem, nereye varsam sendeyim
Mütemadi hırçın dalgalar gibi
Uslanmaz, utanmaz bir dertteyim
Bir şiir yahut bir kitap gibi
Bir ömür seni yaşamak isterim
Her satırını, her kelimesini
Her zerreni hissetmek isterim
Bir diyar, bir eski şehir gibi
Şimdi seni sevmek;
Çaresiz bir hastalık gibi
Yalnız bedenimin,
Kalabalık düşleri gibi
Seni sevmek;
Bir aş, bir ekmek gibi
Sevmek güzel!
Seni sevmek daha da güzel
Seni bir kere daha görmek için,
Geçtiğin yollarda beklemekte
Ya da seni anımsatıyor diye
Papatyaları koklamakta güzel
Yanındayken mevsim nedir bilmem
Hangi toprağı sürsem; bahar fışkırır
Hangi çiceği koparsam; yenisi açılır
Hangi sabaha uyansam; seni çağırır
Yandayken evren seninle yankılanır
Hangi yana dönsem; seninle canlanır
Ay geceden küsünce
Denizler çöle dönünce
Yıldızlar bir bir dökülünce
Seni unuturum belki de
Yer gök kavuşunca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!