Kıvılcım olup ateşin bağrından kopuyorum
Artık vedalar uzak değil soğudu küllerim
Bir mülteci gibi bilinmezliğe gidiyorum
Sende kalsın o sarsak bütün düşlerim
Geri döner miyim bir umut damlasına
Başka mevsim bilmem
Haziranlar hep seni anımsatıyor
Kanım kaynarcasına bir şenlik
Cümbüşlü yıldızlardan
Rayiha iklimlerden bir panayır bu
Epeyce yaklaşıyorum, sarılamıyorum
Sana göklerden bir hükümdarlık getirdim
Mavi denizlerden, sıradan hülyalardan uzak
Tan yıldızından taç, geceden gerdanlık yaptım
Alalade incilerden, nice yakutlardan daha berrak
Sana yüreğimden bir uygarlık getirdim
Sormasan da halimi
Hala bırakıp gittiğin yerdeyim
Gömleğime düşen saç telin
Ve tenimde üşüyen o soğuk ellerin
Hala bırakıp gittiğin yerdeyim
Terasta ılık kahvem ve de gözlerin...
Bu harabeden geçen kimdir, yeryüzü neden bu kadar soğuk?
Yıldızlar derin bir uykuya dalmış, kimseler aldırmıyor.
Bir müstesna vaha çölde, bir inci tanesi siyah denizimde,
Fer eyleyen güneşimi gölgeleyen neden bana acımıyor?
Yorgun hatıralarım bir bıçak gibi koynumda yatıyor,
Şimdilerde bir mülteci gibi
Serseri dolanıyorum ordan oraya
Nereye gideceğimi bilemiyorum
Hangi iklime savrulsam
Sığınacak siperim yok, üşüyorum...
Sahi senden öncesi var mıydı
Ben rüzgar değilim uzanamam diyarına
Ben yağmur değilim dokunamam gözyaşına
Bu sevda göklerden bir ateş
Yaklaştıkça damarlarımda kaynar
Sevdikçe yeryüzünden özlemim taşar
Bu sevda iki yürekte iki ayrı keşmekeş
İçimdeki çığlıklara inat susuyorum
Gözyaşlarım sessiz nehir gibi
Dalga dalga kıyılara örselenirken ruhum
Cehenneme inat "Sensiz" yaşıyorum
Aşk sarhoşuyum ne ayık ne uyurum
Biliyorum; artık dönemem sana
Nerden tutsam; bir çaresizlik
Nerden başlasam; bir özlem
Bu ihtiraslı hislerden
Bu acınır vaziyetimden
Herkese yabancıyım! en çok da kendime
Yıkıldı yolunu bekleyen serseri direnişim
Çocuksu düşlerim zifiriye emanet şimdi
Yakıldı umudum kış günü bekleyişim
Temmuz bile güneşe hasret şimdi
Bir nazına kaç ömür verdim saymadım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!