Bu hayata bir sen borcum var
Nasıl ödeyebilirim bilemiyorum
Tenin kardan Gözlerin sonbahar
Nasıl yaşayabilirim sen olmadan
Gerçek olamayacak kadar güzelsin
Bu şehir yokluğuna alışamadı
Dalgalar seni dilenirken kıyıya
Martılar daha ürkek çırpınıyor bu aralar
Bakma o çok sevdiğimiz şarkılara
Her melodide bir hatıra sararıyor artık
Daha yalpalanmadım ki yokluğun sokaklarında
Daha doğmadı güneşim, dokunamadım serabına
Hüzün damıtıp bulutlara; ıslanmadım yağmurunla
Bu bir veda değil! daha kurumadı gönlüm dallarında
Hatırla! ansızın kaybolan ruhumu ılık gülüşünde
İncinmiş ufukların ötesinde yaşıyorum
Uzadı gölgeler yer gök seninle yıkanıyor
Küflü duvarların ardında umutla direnirken
İpekten güvercinler musallada yatıyor
Bir muamma artık seninle birlikteliğimiz
Aralandı gönül; içinde muammalar ve de hüzün
Ruhumda firari erguvanlar; biraz deli, biraz sarhoş
Aşk dediğin ne bir tatlı söz ne de güzel yüzün
Denizler bile dalgasına vururken kıyıya
Anlamadım! beni yaralayan o umutlu gülüşün...
Ne hatıralar sarardı o şehirde
Bir bir enkaza gömüldü umutlar
Küflü akşamlardan söylediğimiz şarkılar
Gölgelendiğimiz o sahil, o iniltili ormanlar
Nasıl da alışmıştım sana Dilruba...
Söyle bana Dilruba!
Ah! dursaydı zaman gözlerine dalınca
Yaslanıp dizlerine; huzuru koklasaydım
Dolunay sönüp geceler yalnız kalınca
Sabahı selamlayıp; sana şiirler okusaydım
Hicrana uzak zamansız yaşlanınca
Karanlık yüreğimde; beyaz duvarlarda adın
Kirlenmiş düşlerimde; bir sen temiz kaldın
Şu üç günlük ömrümde bir sen vardın
Ben artık yolcuyum! elveda güzel kadın
Affet! seni sevmeyi yüreğime bulaştırdım
Kapkara lanet yapışmış kaderime
Yüzüm gözüm gülmüyor anne
Sürme şefkatli elini kederime
Ben gibi kirlenmesinler anne
Bazen uzaktan baktım mutluluğa
Sen, yalpalandığım şehrin sokakları gibisin,
Habire düşüyorum kaldırımlarında
İdama hüküm giymiş bir ülkenin,
Çiğnediğim yasakları gibisin
Sen, gömleğime sürülmüş nar lekesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!