Ayşe, Rukiye üç beş evvelsi Mürüvvet
Gerisi bulanık mirim bir de sen hesap et
Atıldıkça kahkahalar, boşaldıkça kadehler
Masa gül bahçesi kadehteki mey de şerbet
Haydi güzelim bu gece de benim için raks et
Aynı kalacağız demiştin ayrılırken
Bir ten bir beden
Ebediyete akacağız demiştin
Ölüm bile korkacak bizden
Rüzgarlara bineceğiz demiştin
Kainatı dolaşırken
Bir gül açar bahçemde seni hatırlatır
Bir kuş şakır neşemde seni hatırlatır
Sevincimde, hüznümde, elemde
Elimde tuttuğum her kalemde
Aşk ile yazdığım her cümlemde
Cümlem seni hatırlatır.
Tam turnayı gözünden vurdum derken
Arkadan bir sağ kroşe yedim
Dönüp arkama bakınca ne göreyim
Hedefte olan da, kroşeyi atan da bendim
Bir çizgide sürmüyor hayatım
Kırık dökük de değil belki
Ama salkım sacak
Ama bölük pörçük
Tatlı hoş bir burukluk
Anılarla birlikte gelen
Taht kuran gönüllerde
Kalbe derinden yerleşen
Geçmişten düşler gözlerde
Gözlerin mi ıslanmış yine?
Dudağında acı bir gülümseme
Bence onu Kaf dağı ardında bırak
Gelmeyecek prensini hiç bekleme
Hüzün kokuyorsun sana yaklaştıkça
Göz attım yüzüne, saçlarına, sana
Yaş oldun gözlerimden süzülen
Bir şişeye akarken şu gözyaşlarım
Sense şaraptın şişeden dökülen
Bir yudum dudaklarımdan tattı kırmızı
Önüme, arkama, sağıma soluma baktım
Ufaktan da ufak, çok fazla ufaktım
Dünya devam etsin dönmeye
Ben onunla salınan bir salıncaktım
Altıma, üstüme, dağlara, göklere baktım
Boş yarısı yaşantımın
Yarım kalmış kitap gibi
İçilememiş şarap gibi
Gerçekteki serap gibi
Dolu yarısı yaşantımın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!