Masamdaki takvim 31 Ocak 2020’yi gösteriyordu. Haftanın son iş günüydü. Masamda birikmiş evrakları inceliyordum. Günün telaşı içinde zamanın nasıl aktığını fark edemiyordum. Öğle arasına az bir zaman kaldığı için odama pek girip çıkan da yoktu. Kapı hafif çaldı, sekreter içeri girdi.
“Müdür Bey kapıda biri var sizinle görüşmek istiyor,” dedi.
Başımı kaldırdım.
“Kimmiş?”
“Orhan diye biri,” dedi.
Zihnimde tanıdığım birkaç Orhan geçti. Acaba hangi Orhan’dı?
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta