Bu kadar kederli biri değildim!
Aşk nedir-dert nedir tanımazdım ben.
Hasretinle büklüm-büklüm eğildim!
Sırrımı kimseye söylemezdim ben,
Dillere düşürdüm, senin yüzünden...
Kullarına ömür biçen bir Allah,
Bize sabrı bol-bol vermiş maşallah.
Yazana da, bozana da eyvallah!
Sıradaki gelsin, işte burdayız,
Dimdik ayaktayız, tek tabancayız...
Üç-beş satır sözüm var, henüz çekip gitmeden;
Yaptığınla gurur duy, bir halt ettim san şimdi.
Bu tiyatro kapanmaz son perdesi bitmeden,
Kör olası sabrımın tükendiği gün şimdi...
Damarıma basmasan zıvanadan çıkmazdım!
Nankörlük yapma bak doğruyu söyle!
Rastladın mı aşkın bir böylesine?
Candan sevene hiç olur mu böyle?
Lütfum yok sevgine sen bak işine …
Çok nazlısın gülüm değmesin nazar,
Senden sonra hiç gülmedim,
Terse döndü işim benim.
Yedim-içtim tat almadım,
Zehir oldu aşım benim …
Yokluğun bir keskin bıçak,
Ölüyorum hasretinden vefasız!
Bir çare bul ıstırabım son bulsun.
Üç-beş dakka vaktin yok mu insafsız?
Uğrayamam işim pek çok diyorsun,
A sultanım senin canın sağ olsun...
Üstüme-üstüme gelmeyin yeter!
Şimdi dertlerimle işim var benim.
Sermayem bir nefes, ha desen biter!
Daha gün görecek, yaşım var benim...
Yorgunum kendimi bildim bileli,
Ne bir dostum kaldı ne de yoldaşım,
Yalanla-riyayla bitmez dalaşım.
Kurtulmaz beladan bu dertli başım,
Nefsimledir benim onur savaşım …
Bunca yıl boyunca efkar yaşadım,
Ne sorarsın be hey zalim,
Ahvalimi görmez misin?
Alacağın olsun gülüm,
Sebebim sen değil misin?
Kalp kapımı çalmadın mı,
Bilinmez bir rotada seyirdeyiz ezelden,
Finale koşuyoruz hayli bezgin olsak da.
İnceden bir molaya lüzum olsa tez elden,
Güzergahta durak yok yorgunluktan ölsek de …
İnişiyle yokuşu tükenmiyor yolların,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!