Bu acı hiç yabancı gelmiyor dostlar bana,
Bir yerden tanır gibi oluyorum adeta.
Enkazı yıkık-dökük sancıları aşina,
Can evimden vuruldum ölüyorum adeta …
Ordan-burdan sohbetle dertleşirken yan yana,
Bu nasıl bir hançer nasıl bir yara?
Minneti sırtından vurdun da gittin.
Cismin yılan olmuş kalbin kap-kara,
Ruhunu maraza sardın da gittin …!
Halbuki ben seni kendimden saydım,
Dilimde hazin bir, hasret türküsü,
Kaçtım, kovalandım, ben bu alemde.
Sırtımda yırtık bir gönül hırkası,
Diktim, yamalandım, ben bu alemde …!
Sahte tebessümden bıktım-usandım,
İp gerildi, ok yayından fırladı!
Menzili kaç, nerde durur bellolmaz.
Savcı beyler sayfa-sayfa derledi,
Hedefinde kimi görür bellolmaz…
Memleketim karış-karış satılmış,
Ter-temiz bir aşkla sevmiştim seni,
Diz çöküp yalvardım ka'le almadın.
Sevda ateşiyle yaktınya hani,
Tutuştum kül oldum hâlden bilmedin …!
Aklım seyyah olmuş gezer peşinde,
Bu hayatın çilesinden-derdinden,
Bakakaldım mutluluğun ardından.
Ne gördüm ki civanından-merdinden?
Göremedim vefasını kaderin,
Gören varsa, helal olsun aferin...
Yalnızlık diyarında mutluluğu ararken,
Bir mucize tesadüf rastladım gül nihana.
Akıl ile erkandan muammayı sorarken,
Ol davetsiz misafir değermiş bin cihana,
Hoş geldin yüreğime, sâfa getirdin bana …
Kalbimi kırdığın o günden beri,
Akan göz yaşlarım diner mi sandın?
Nerden icap etti dönüp de geri,
Beni kahretmeyi hüner mi sandın …?
Önce esir ettin duygularımı,
Karşındayım işte, gözlerim bağlı!
İlenip ah etmem, tasalanma sen.
Ömrümün kalanı arzuna bağlı,
İşini yarına koyma istersen...
Nişangah besbelli hedefin açık!
Evvelinden dost olmayan feleğin,
Bileği bükülmez bu yaştan sonra.
Vakit tamam, as duvara eleğin,
Göz yaşı dökülmez bu yaştan sonra...
Sil baştan, yorgunu tarumar eder,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!