Önder Öztürk Şiirleri - Şair Önder Öztürk

Önder Öztürk

Ben şimdi her duyguyu aynı anda yaşıyorum. Terasdaki güvercinlerin kanatlarından çıkan o muazzam ezgide yaşıyorum seni. Küçük odamın minik penceresinde, güneşin doğuşuna eşlik eden, sıla ve naz çiçeklerimin yapraklarındaki çiğ zerreciklerine anlatıyorum seni. Taş kesiliyor tabiat ve külli yalanlar dökülüyor yağmur yerine. Soluğumda çeteneler yanıyor. Utanmalısın..!

Devamını Oku
Önder Öztürk

Beceremedim işte,

sükutunun dehlizlerine inemedim,

kutsiyetine varamadım.

Devamını Oku
Önder Öztürk

Bir sela sonrasi,

Ezan makamina sarilan dualarim,

Secdeye vardi sirilsiklam...

Devamını Oku
Önder Öztürk

Varlığın bile ihtilalleri yazdırıyor sayfa sayfa.

Akıllara düştüğün an ihlal ediliyor her kural.

Afrika’ da ayyuka çıktığı zaman açlık, sen katık oluyorsun.

Devamını Oku
Önder Öztürk

Bazen ya da daha doğrusu şu günlerde fırsat buldukca zamanımı yağmur damlalarının istanbul' la buluştuğu zamana şahid olabilmek için pencere kenarında boşluğa bakarak geçiriyorum. Islanan çiçekler, başını eğmemek için sağanakla mücadele eden yapraklar, varlığından insanları haberdar etmek için çırpınan taşlar, caddelerde gezinen kırık düşler, geçmiş zaman, gelecek zaman, acı, mutlu ve her türlü mazinin sokakta dansına takılıyor gözlerim. Sökülüyor ferimden bir parça ve hüzün doluyor gözbebeklerime.

Ah çocukluğum, dizleri yamalı, burnu akmış, eli çamurlu, dili peltek, yokuşlarda düşe kalka geçen bir hayat. Elma şekerine olan hasretliğim şimdi dizboyu. Ya sevdalarım, çocukluğumun en masumane yaşattığı sevdam, tebessüm ettirsede bana, hala düşlerine daldığım ve soluduğum havasında hiç uyanmak istemediğim bir zamanın en acı vakti.

Yağmur yağıyor.
Başım ağrıyor.

Devamını Oku
Önder Öztürk

Nefesimi bağışlıyorum sana, bir ömür boyu soluğunu kurutsun...!


Hayat patlarken acılarıyla üstüme, bir sığınmacının bile rüyasına nasıl hasret kaldım anlıyabilirmisin vefasız... Serhad boylarını aşan serzenişlerimin adına yasak konmuş duy... Adım ise dudaklarda yasak artık. Oysa nasılda şımarırdım ismimi her andığında, bir kedinin kış tüyleri gibi... Kadıköyü mesken tuttum, karış karış gezdim tüm caddelerini ve hala beklemekteyim... Başım şimdi dumanlı, marmarayı kuma aldım ve alev alev acılarımın bulaştığı yerler.


Devamını Oku
Önder Öztürk

Ne zaman aklıma düşsen, dudaklarında solurum sıcak ekmek kokusunu, dağların dumanını seyreder gibi seyrederim ve uzun dehlizlerde seni aramaklı gibi kıvrımlarına başı boş salarım kendimi. Ne akıl kalır nede idrak edecek fonksiyonlarım algılar seni. Nefesin olur, uyurum gözyaşının hasret istasyonlarında.



Ne zaman aklıma düşsen, ayak izlerim ele verir beni. İsmini yazacak olurum, ellerim ismine dua kalır. İşte o an sensizliğe bir of çekerim, dağlar of çeker. Erciyesin karı erir, Talas kudurur.

Devamını Oku
Önder Öztürk

İkliminden uzak geçen günlere inat,
Çoğu zaman ben geldim demek için,
Düşsel ülkemin varlığıyla ısıttığım seni,
Evet seni alarak kapına geldim.
Oğlum deyişine hasret,
Yıpranmış bedenimi,

Devamını Oku
Önder Öztürk

ÖMRÜME BEN SEN DEDİM

Kanayan yarama akıttığın bir çift gözyaşı,
Cırmaladığın yüreğim,
Kokusuna hasret bıraktığın teninin bir hücresi,
Paramparça bir hayat!

Devamını Oku
Önder Öztürk

İki dua arasında,
Düz bir ovanın yasin mecmualarına karışmış,
Zikirli dönemeçlerin misk kokularına yokluğunu giydirirken
Parçalanmaklı olan hücrelerim semaha durdu birden.
Ben yusufu özler gibi özledim seni.
Ben annemi özler gibi özledim seni.

Devamını Oku