Soyguncu dünya düzenini anlar ve anlatarak insanları uyandırır iseniz bir o kadar büyük bir bedel ödersiniz. Ahlaklı olmak birilerinin sırtından geçinenleri desteklemek ve şahsi çıkara satılmak mı? Yoksa genel yararı savunan ilke ahlak olmak mı? Bu çağ en azından büyük çoğunluğa bu konuda nerede durmak gerektiğini öğretti. İlkeli ahlak nedir sorusunu bile insanların us ve duyuncuna bir nakış gibi işlemiş iseniz bu çabanın kendisi başlı başına bir devrimdir. Çünkü o etik ahlak, çıkmaza girenlerin hakkından gelecek çabayı günü geldiğinde mutlaka ete kemiğe bürünüp devrimi yapacaktır. Yaşam da her zaman genel yarar adına bedel ödeyenler kalıcı izler çizer. Bedel ödettiğini düşünenler kazanmış olduklarını zannettikleri bir büyüklenme tuzağına düştükleri anda kaybederler. Kaybettiklerinin farkına daha büyük kötülükler üretip kendi kendini yok ettiklerini yaşam öğrenme fırsatı vermeden zulmün sonunu getirir. Hiçbir etik ahlak anlayışı anlaşılması gereken bir zamanda engellemeler sebebiyle anlaşılmamış ve sonradan anlaşılmış olması seyirci kalanlara büyük bedeller ödemiştir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yasama, yürütme ve yargı erkleri tek yetkiye küresel soygun ve yerli işbirlikçi sermayeyi korumak için sivil darbe ile donatıldı. Bugün ülkemizi ateşe atacak yetkiyi kendi kendine kimseye sormadan yasadışı vermeye başladı.
Uzun bir analitik değerlendirme yazısı bu sebeple yazdım. Tehdit doz artışını yaptıkça devrim ahlakı da doz artışı yapmak zorunda.
Kurmay asker olarak bilinen ve toplumu aydınlattığı düşünülen kitaplar yazarak üçüncü dünya savaşının nerede çıkacağını bildi diye yaygara yapanlar ve kitle imha silahı medya da terör ve savaş uzmanı olarak konuşarak küresel çeteye göre Anadolu üzerinde ki yarım kalan dünya savaşını numaralı dünya savaşı olarak planlayan düşmana dolaylı hizmeti pazarladılar. Nato, Rus ve Çin hayranı yerli işbirlikçi subaylar bir türlü Türk olmayı başaramadılar Atatürk ile Türk ulusunu aldatmayı da ihmal etmediler. Kitle imha silahı medya da gazetecilik adı altında düşman gizli örgütlerine hizmet eder gibi yazı ve kitaplar yazarlarda buna dahildir.
Tek yetkinin ortakları konuştukça kendileriyle ters düşüyorlar. Konuşmasalar bu kadar kendilerine zarar vermeden yaşamı belki daha faydalı bir yolculuk ile tamanlamak mümkün olabilir.
Siyaset kadar iki yüzlü, kirli, kinli bir alan yoktur.
Emperyalizmin yıkımını savunan siyasette ise kir ve kin kat kat tutmuş durumdadır.
Son günlerde ülkemizin sorunu sermayenin emeği, ülkeyi soyması olduğu halde bir holdingin yaş günü bu ülke de herkesin kutladığı bir görüntü olarak kitle imha silahı medya tarafından sunulması bilinçli kötülüğü aklamak adına bir çabaydı.
Son çeyrek yüzyılda başta Tüpraş olmak üzere enerjide toptancı ve perakende satış gücü mevcut siyasi yönetim tarafından adeta bu holdinge tekel tehdide dönüşme fırsatı sundu.
Siyaset ile sermayenin kavgası danışıklı dövüş oyunudur. Siyaset toplumdan yetkiyi alır sermaye planlarını halka hizmet diye satar. Ülkenin doğal kaynakları ve emek sermaye tarafından sömürge edilir.
Milyonlarca insan sosyal yardımlar ile yaşam mücadelesi veriyor.
Bu insanlar bu yardımı yapan iktidara oy vermese yardımın kesileceğini düşündüğü için sabit bir oy kitlesini bu sebeple koruyorlar.
Bu ne kadar ahlaki bir durumdur?
Soyguna ekonomi demekte doğru değildir. Hırsız düzen demek gerekir.
Bilderberg cemaati denen bir çetenin bir gecede kur vurgunu ile servetleri kadar servet vurgunu yapmış olmalarına şahit olmuş ve kabul etmemiş birisi olarak bu hakkı kendimde sorumlu bir yurttaş olarak görüyorum.
Çalıntı şiddeti her gün naklen seyreden ve seyirci kalarak duyarsızlaşan bir dünya da ve yozlaşan bir ülkede yaşıyoruz..
🇹🇷 1938 sonrası 14 Mayıs 1948 ihanetine hizmet adına o amaç uğruna düzenek sermaye yararına ihanet için ölenlerin tümü vatan uğruna öldüler diye din soslu afyon ile şehit sayılarak Türk ulusunun kahraman çocuklarına emperyal genişleme uğruna doğal kaynak soygunu bekçiliği yaptıran bölücü siyasi hezimet anlayışını Mustafa Kemal Atatürk'ün o askeri dışında kimse cesurca dile getiremedi. 🇹🇷
Soygun Muhtırası Kitabı Mobbing Bank Türk Fırtınası Yazarı
♾️▪️ Önder Karaçay ▪️♾️
Tefecilere borçlu insanların borçları için ödedikleri vergi tutarı soyguncu şirkin ödediği vergi tutarını geçmiş.
Soygun terörü devam ederken bölücü kancı terörü siyahi muhatap yapmaya kalkanlar yarın Türk ulusu ile inatlaşmaya devam ettikleri takdirde bu ekonomik soygun yüzünden bu dayatmacı tutumun altında kalacaklar.
Kancı bölücü terör örgütü ile yasa yaparak ulus devleti parçalamak isteyenler ülkemizi soyup soğana çeviren küresel ve yerli işbirlikçi sermaye olmuş olması çok manidar değil mi?
İşte bu sermaye ve siyaset ortaklığı soyguna kitapla muhtıra vererek yarım kalan devrim sürecini on yıl önce bu sebeple başlattım.
İkinci açılım da art niyeti gereği Türk ulusu tarafından derhal tepki gösterilerek çöpe atıldı.
➰▪️Soygunun Değirmenine Su Taşıyan Muhalefet Neden Sürekli Üretiliyor?▪️➰
}{▪️Soygunun değirmenine su taşıyan siyasi partiler neden matruşka gibi birbirinin içinden çıkıyor ve Cumhuriyet Halk Partisi Türk ulusunun taleplerini yerine getirecek bir muhalefet partisi olması neden engelleniyor? Soygun yararına siyasi mühendislik oyunları nasıl oynanıyor? ▪️}{
Bütün bu soruların cevaplarını arayacağız. Uyanış kolay bir süreç değil. Bir günde uyuyan toplum olmadık ki bir günde de bir mucize ile uyanalım.
Soyguna ve zulme karşı etik ahlak anlayışı ile devrim üreten farkındalık bilinci her çağda soygun yapanlara alışmış olanlara lanetli gibi gelir.
Neden? Soygunun tüm karanlık geçmişini çok iyi bilir ve yeni bir sayfa açmalarına da asla izin vermez de ondan.
Neden soyguna yeni bir sayfa açmak istiyorlar?
Geçmiş kötülükleri unutursak biz artık düzgün holdingleriz algısı üretmek istiyorlar ve bu güce eriştikten sonra bunu kaybetmeyiz hilesini oynuyorlar. Bunu da şiddet üreten tehditler ve korku üreterek yapmak istiyorlar.
Karşılarında niyet okuyan ve hakkını yedirmek istemeyen bir irade olduğunu unutuyor veya güçlerine güvenerek çok ciddiye almıyor olabilirler.
Oysa bir holding tüm sektörlerde tekel oluşturamaz. Hem satın alırken toptancı, satarken perakendeci ve satın alma gücü paranın ticaretini yapan tefeci, komisyoncu, ithalatçı, ihracatçı, sanayici vb say say bitmez bir topluma karşı bütün üretim ve hizmet araçlarının gücü tehdit oluşturamaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!