Her bir siyasi parti ve ideoloji ayrı bir umut satarak insanları aldatmak için bir düzen tutturmuşlar. Kim iyi aldatır ise o umut oluyor. Görünmeyen soyguncular aracı kullanmak için siyasi partiler ve dünya görüşü adı altında yalan ideolojileri bu sebeple ürettiler.
Köşeleri tutanlar ve köşe olmak isteyenleri kışkırtarak peşine takanlar soygun düzenini ayakta tutuyorlar. Umut fakirin partilerini ve ideolojilerini köşe olmuşlar kuklaları aracılığıyla yönetirler. Ekonomik değerleri birebir eşit paylaşmak mümkün olmayabilir. Sorun ekonomik değerlerin yüzde doksanının yüzde bir uyanık soyguncu işbirlikçilerde birikmiş olmasıdır. Oysa ekonomik değerlerin sahipliğine tapu, hesap cüzdanı, şirket ve piyasa soygun düzeni ürünleri aracılığıyla birilerinin adına geçmiş olmasını sağlayan ahlaksızlıktır. Karşılığı olan maddi değerleri serbest dolaşım sistemi adı altında bir hortuma 24 Ocak kararları ile bağladılar. Ekonomik değerlerin yüzde doksanının sahipliğini elinde tutan o azgın soyguncular bu sayede tehdide dönüştüler. Bilgisi ve cesareti ekonomik zorluklar dolayısıyla yok edilen insanlar uyuşturucu, toplu kumar, kara para vb yasa dışı kötülüklere de bu sebeple son yıllarda alıştırıldılar. Bütün bu kötülüğün arkasında büyük soygun yapanların planları tıkır tıkır işlemesi içindi. Ülkede borçlandırmanın bu kadar kolay olmasının sebebi azgın doyumsuzluğun iştahını kapatamamış olmasıdır. Dört bin adet konut kirası ile geçinemediğini söyleyen azgınlığa acıyan bunlar batıyor diyen şarlatanlıkların gazeteci ve siyasetçi olduğu bir ülkede çöpte ekmek arayan insanları anlatamıyorsunuz. Çünkü mamasını bu soyguncuların ödediği için onlar yararına dijital çomara dönüşmüş durumdalar. Herkes için zengin olması gereken tek yer hazinedir. İnsanları para vb ekonomik değerlerin peşine takarak yaşamlarını yok eden soygun fabrikası liberal sistemin sonu 24 Ocak kararları hortumunun kamulaştırma ile kesilmesi ile mümkündür.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yol, yolcu, yolculuk tümü kendinsin.
Yolu seçersin, hefefe seçtiğin yoldan gidersin. Yolcu sensin!
Dünü seçmişmiydin?
Soygun ve şirk düzenin oyuncu ve oyunlarının sonu devrim ile geldi.
Oyunu genel yarar adına değiştirmek istemeyen her niyet bu soygun düzenin ayrı ayrı değişen oyuncusu olmanın ötesine geçemiyorlar.
Neredeyse kişi başına bir siyasi parti kurarak daha çok kafa karışıklığı üretmek istiyorlar.
Yaşama temiz adım atan her insanı dış çevre ve insanın gelişmemiş öz bilinç eksikliği sonucu nefsi niyetine uygun bir şekilde şeytani şirk düzene uyumlu toplumun kötülük üretecek boyutta büyük çoğunluğu kirletilebilir. Buna rağmen farkındalık üreten iyilik yeniden öğrenilebilir, yeryüzünde yaygın bir saygıya devrimsel değişimler ile yaşam yeniden dönüşebilir. Devrimler konusunda umutsuz insanın çok olması umutlu durumları yok etmeye yetmez.
▪️Önder Karaçay ▪️
Üniter devlet, egemenliğin, ülkenin ve ulusun bölünmez bir bütün olduğu, sosyal adalet ve eşitliğin yurttaşlık ile sağlandığı, hiçbir ayrımcılığa izin verilmeyen, sınırsız yetki ve sorumsuzluk yetkisi vermeyen yasama, yürütme ve yargı erklerinin ulusun birliği, beraberliği, bütünlüğü ve huzuru adına ayrı ayrı güçler olarak sadece ulusun genel yararına hizmet ettiği ulus devlete denir.
Ulusun genelini ilgilendiren her konuda ulusun kendisi karar verir. Demokratik olmayan yöntemlerle meclis oluşturan yöntemler ulusu maceraya sokacak kararlar alamazlar.
Üniter yapı ulus devletler de alt yapı olarak federasyon, özerk yapılar olamaz. Yerel yönetimlerin bütçe yapma ve doğal kaynakları yönetme vb yetkileri yoktur.
Şiirin özgün adlarından Nilgün Marmara diyor ki;
✓ Uçurumlar var / insanla insan arasında / kendiyle kendi arasında / kendiyle başkası arasında
Uçurumlar var,
İnsan ile diğer canlılar arasında.
Uçurumlar vardı insan ile insan arasında, kendim ile kendim ve insanlar arasında uçurumlar vardı.
O uçurumları kendimden başlayarak aştım.
Kendini aşamayan yaşamda hiçbir zorluğu aşamaz.
Kendimle kendi aramda ki mesafeyi kapatarak ötekilere mesafeyi olması gereken yere taşıdım.
Şimdi herkesi kendi hak ettiği mesafesi ile ölçüyorum.
Ölçüyü doğadan aldım bir kayanın toprağa mesafesi neyse olması gereken tüm yakınlığımı bu doğal ölçü belirliyor.
Eylemi laf ile karıştırdı
Şeytanın karşısına başka bir şeytan koyup birbiri ile yarıştırdı
Kutuplaşan tarafların birini diğerine alıştırdı
Böl, parçala, yut
Sonra dön yaptığın kötülüğü unut
Satın alınamayan ne varsa severdik
Hayatımızda ne varsa alınır satılır oldu
Azaldı sevgimiz?
Böyle olmasını biz istemedik
Bize dayatılanı sevmek zorunda bırakıldık
Emeğimizi hiç çalışmadan kazananlara ucuza satarak geçinebiliyoruz
Köklü bir doğa töz ağaç kökünden dal sürdü yüz yıl sonra devrim meyvesi.
Açık yol yoktu, tümü yeniden açıldı.
An geçmişin acı günlerinin tadını çıkarma olanağı verecek olan gelecek sunan bir umuttu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!