Her ulusun bir adı var.
Ulus birçok ırk, mezhep, din, inanç, kültürü bir arada birlik beraberlik ve biz bütünlüğü içinde vatan toprakları, yeraltı ve yer üstü kaynakları ile birlikte üretim ve hizmet araçlarının tüm sahibi olan devlet aygıtı ile kendine hizmeti temsil sistemi ve toplumsal sözleşme ile kurala bağlamış en sağlam ve güçlü huzurlu yaşam biçimi uygarlığının üretmiş olduğu varlık birliği ahlakıdır.
Her ulusun hakim bir ırklar birliğini sağlayan kök soyu vardır.
Çünkü; güç, tek kişiyi kontrol eder, tek kişi gücü kontrol edemez.
Ve sonuçta tek yetki kontrolü kaybedeceği için o toplum hüsran sonuçlar yaşayabilir.
Ulus toplumlarda çok çeşitli kültür ve anlayışlar olduğu için tek yetki temsilini sömürücü güçler o toplumu bölmek ve parçalamak için etnik ve dini unsurları kitle imha silahı algı operasyonları ile parçalamak isterler.
Sömürgeciler toplumları bölerek güçlerini kırpar, kendi yararına yönettirir ve nihai hedefi sömürüyü sorunsuz gerçekleştirir.
Cumhuriyet devrimlerine sahip çıkmamak bizi ulus toplum yolundan etme niyeti olarak her mahallede bir milyoner zulmü ile beslenen niyet özelleştirme talanı ile ülkemizin ekonomisini düşman lehine ele geçirdi.
Bu amaca yönelik güney doğu bölgemizi bilinçli bir şekilde kırk yıl kaşıdılar. Kan döktüler.
Sermaye sınıfı bulunduğu toplumlarda ulus toplumu tehdit olarak görür ve yaşatmak istemez.
Sınıflı toplumlarda ulus toplum hayali yaşamaz.
Sebebi tüm gücü ele geçiren sermaye ulus toplumu kendi sömürü düzeni adına bir tehdit olarak görür ve kendisi dışında kalan tüm sınıfları çaresiz bırakır ve sömürerek ezer.
Maskeli prensler zulmünü yazmaya sıra geldi.
Bu dünya da sadece iyi olmak yetmez, kötülerin nasıl kötülük ürettiklerini ve maskeli hallerini de bilmek gerekir..
Hedefe ulaşmak için her yol mübah diyerek etik ahlak, hukuk ve adalet bırakmayanların iki yüzlü hallerini on yıl önce Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabını yazmadan önce çalıştığım bankada köşe başını tutan bir sermaye holdinginin ikiyüzlü halleri karşısında ürpererek hayretler içinde karanlık sicili tuttuğum yıllar da yasal tefecilik ile nasıl bir ülke ve toplum soyulur durumlarına şahit olarak yazdım.
Mevcut dayatmacı tek yetki yönetiminde ve tek kişilere teslim edilmiş siyasi partiler sisteminde ulusun vekili var mı?
Parti başkanları kimlerin vekil olacağına karar verecek toplum da buna onay verince ulusun vekili olacak öylemi.
Bu mudur demokrasi?
Helal oy diye birde ulusun vekili diye aldatıyorlar insanları. Mecliste bir vekil helal oy ile geldik dedi. Demek ki haram oy da var. Asıl gerçek helal oy yok. Nasıl mı? İyi okuyun o zaman!
Partiler tek bir kişiye teslim edilmiş olursa, ülke de tek bir yetkiye teslim olur.
12 Eylül 1980 askeri darbesi partileri tek bir kişiye teslim etti. 15 Temmuz sivil darbe ülkeyi tek bir yetkiye teslim etti. 15 Temmuz da meclis ve vekillik tek yetki dayatmacı tutumlarını yasa ile meşru hale getirmek için araç yapıldı.
Gök kut tini
Ülgen kanadı, umay anası
Oğul balası
Özünü yansıttı ejder gücü
İçinde Hızır huzuru hazır
Ümmet bir dinci ruhbancılık olup bataklık ortadoğu tarafından üretilmiş ve cehalet sayesinde siyasetin oyuncağı çağ ve insanlık dışı bir kanlı soygun ideolojisidir.
Macerası her cesaret ve korkaklık çok hızlı çöker.
Abdülhamid korkak bugün onu örnek alanlar ise maceracı bir cesaret ile ihanet boyutunda geri dönülmez kötülük içine saplandı kaldılar.
Zulmü çalkalayan şer denizinde umudu büyüttü yüreğim
Bir sır ile bir gemiye dönüştü kitap
Sonrası devrim dersine dönüştü hitap
▪️Önder Karaçay ▪️
Umut içimizde ki denizin
Dalgası gibidir
Bazen çalkalanır içimizde
Kendini umutsuzluğa itme diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!