Paralel kelimesini de mevcut Cumhurbaşkanı meşhur etti.
Gözlerden kaçan paralel bir durumu yazmam gerekiyor.
Düşün dünyamız siyaset ve sermaye yalakası olduğu için bu tür konulara açılıp yazı yazamazlar.
Çamur at bakalım izi kalıyor mu? Ya da nerede kalıyor bir görelim!
İçimiz dışımız gibi
Maske
Mustafa Kemal'in yaşadığı bir baskıcı zulüm ile bu konuyu geniş bir açıdan değerlendirmeye gayret edeceğim.
Mustafa Kemal 24 yaşında kurmay yüzbaşı iken 1905 yılında bazı özgürlükçü düşünce ve eylemleri hükümetçe duyularak Yıldız Sarayında sorguya çekilir ve hapsedilir.
Sorgu sonrasında yumruklarını sıkarak diyor ki;
Tarım da dış alım kime hizmet eder?
✓ Birincisi dış satım yapan yabancı ülkelerin çiftçilerine hizmet eder.
✓ İkincisi parası olduğu için dış alıp yaparak kendi çiftçisini ihmal edenler tüccarlara hizmet eder.
Paramız yüz yıl önce yine bir padişahın Anayasa tanımayan hukuksuz istihdadı döneminde pul olmayı başarmıştı. Tarih ne ilginçtir ki taklidi bile tekrar ettirir. Devrim ahlakını tekrar ettirdiği gibi. Yine saray, yine dini siyasete alet eden bir anlayış yine kapütülasyonlar benzeri özelleştirme, yine tek yetki ve yüz yıl önce ki sultan Mahvettin de olmayan yetkiler yine aynı yıkım! Irak ve Suriye'de düşmanın önünü açan dış politika da hezimetin bedeli. Kim kiminle dost, kim kime düşman kim kime hizmet ediyor bilinçli bir şekilde kafa karışıklığı üretiliyor. Dünyanın her yerinde haklı çoğunluk bu zulme boyun etmediği halde son kullanma tarihi geçen anlayışlar devlet yönetme inadını ulusların gücünü ulusa karşı kullanarak kötülüğe hizmet etmekten vazgeçmiyor. Kralların sonu geldiğini yanlarında olan hiçbir soytarı dile getiremiyor. Buna rağmen dünyanın her yerinde insanlık uyandı ve direnişin devrim doğurduğunu kabul ediyor. Tefeci tefeci para bulmak için kapı kapı dolaşmak yerine kamulaştırma devrimi yaparak ulusal üretim ile paraya ihtiyacın kalmayacağı işlerine gelmiyor.
▪️Önder Karaçay ▪️
Paramparça acı çekenler
Paylaşılmayınca acılar
Paramparça insan
Paylaşılınca anılar
Deprem oluyor!!!..
Borsada en çok çimento şirketlerinin hissesi para kazandırıyor.
Yapılarda kullanmadıkları çimentonun hisse senetleri daha fazla para kazandırıyor paranın tanrılarına!
Paranın icat edildiği günden bugüne birileri para kazanmak için zamanını ve emeğini ucuza sattı, azınlık ayrıcalıklı birileri de hiçbir zaman, zaman ve emek harcamadan satın alma gücü paraya ulaşmanın, o gücü kötüye kullanmanın düzenlerini kurdu ve yönettiler.
Buna sınıf ayrımcılığı dediler ki gücü ele geçiren soyguncu tefeci sermaye karşısında gücünü kaptıran toplumun tüm emek gücü unsurlarının mücadelesi hırsızın düzeninin üzerine örtü olsun istediler.
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabı işte bu düzeni kaleyi içten yıkmak için tam on yedi yıl boyunca bir holding bankasında karanlık sicil tuttu.
Aynı yalnızlıkların yaşandığı evler farklı fiyatlara satılıyor. Farklı fiyata satılan her zaman aygıtı aynı anı gösteriyor.
Pahabiçilmez hayatlar yaşıyoruz.
Bir yuva kurmak bir ömür sürüyor. Bir ömür bir yuva kurmaya yetmiyor.
Yalanı alışkanlık haline getirenler doğrulara tahammül edemezler. Bu sebeple liberal soyguncu ve bölücü siyaset anlayışı ve ideolojiler birer palavra fabrikasına dönüştüler. Her biri bir diğerinin benzeri olduğu halde matruşka gibi birbirinin içinden aynı yalanlar ile aldatmak için çoğalıyorlar.
♾️Önder Karaçay♾️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!