Hapishane suçluların cezasını çektikleri yer diye bilinir
Ya suçsuz insanların ceza çektiği hayat hapishanelerine ne demeli
Anahtarı bizde olan evlerimizde, anahtarı başkalarında olan işyerlerinde hapis hayatı yaşamıyor muyuz?
Kiminin anlata anlata bitiremediği
Kiminin içine atıp söyleyemediği
Anlatabilen ve anlatamayan içinde
Bitmemiş hikayelerin adıdır hayat
Kiminin bayattır hep ekmeği
Bizim hayatımızı
Oturduğu yerden
Ahkam kesenler
Bildiği halde
Bilmiyormuş gibi konuşmayanlar
Düşlerin sağanağında yaşadık
Sürekli bekledik o anları
Duygu durağında hatırlanan her söz
Yaşam ırmağına dönüşürdü
Mevsimlerin rengine bulandırıyorduk
Hayatın en acı tarafı;
Yalnız kalmak ve
Yalnız ölmek değildir.
En acı durum;
Kendini yalnız hissettiren insanlar ile
Diş çeker gibi çeker ölüm
İnsanları aramızdan
Ölümle aramızdan çekilenleri
Unuttutur hayatın gailesi
Yeni misafirleri gelirde
Geride kalanları biraz avutur
İnsanı gerçeklerle çarpıştırır
Ayrılık ve yalnızlık ile böler
Çıkarlar için insanlıktan çıkarır
Böyle bir hayatın toplamı ne eder?
Dört işlem arasında geçer yaşam
“Yaşamayı öğrenmek için, birkaç defa ölmek gerek.” diyor Charles Bukovsky
Yaşamanın amacının ölmek olmadığını ölene kadar yaşamı hayatta tutacak bir tutum geliştirmek olduğunu anlayana kadar;
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Acı ilacı içmenin tek kurtuluş yolu olduğunu bilen hangi hasta o ilacı içmeyi reddedebilir?
Eğer hasta kendisine bile bile ötenazi istiyor ise!
Hasta yurdu burası, bir zamanlar yurdunu sevmeye hastaydı, bugün yurdunu yuvasını satanlara ve yurduna sahip çıkmayanlara hasta.
Yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk yönetiminde kurtuluş savaşı ile Anadolu kurtulup Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmadan önce haçlı barbar batı Osmanlı devleti için hasta adam diyordu. Anadolu'yu paylaşmaya da Osmanlı imparatorluğunu yöneten işbirlikçi padişahlara güvenerek yapmaya kalktılar. Sonra Sultan Mahvettin haçlı batıya hicret etmek için kaçarak vatanı terk etti.
Bugün neo Osmanlıcılık adı altında 1952'den bugüne neo liberal soygun ile Anadolu ve Türk ulusunu dini siyasete alet ederek aldatarak özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı, yaşam pahalılığı ile servet vurgunu, beton çıbanlar ile servet vurgunu ve demografik yapı değişikliği ile ulus devleti parçalamak isteyenler ekonomiyi batılı ve yerli işbirlikçi tefecilere esir düşerek yine hasta oldular.
Rusya ve Amerika ülkemizi temsil edenleri tuzağa düşürmek yoluyla Anadolu üzerinde Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz ve Boğazlar ile ilgili bizi zora sokacak çabalar içine girerek bu tuzağa alet ediyorlar. Amerika Rusya'ya diyor ki senin çıkarların ile benim çıkarlarım üzerinde anlaşalım Avrupa ve Anadolu üzerinde hesaplar yapalım. Bizi hiçbiri paylaşmıyor ve herkes kendi tarafına çekmek istiyor. Neden? Çünkü doğal kaynaklar Türklerin yaşadığı yerlerde. Rusya Türklerin doğal kaynaklarını sömürge ederek bu güce erişti. Çin Rusya ve Türkiye ortaklığı batının tamamen doğudan itilmesi demektir. Yalnız biz Türkler buna da karşı çıkıyor olmamız gerekiyor. Biz 1952'den bugüne edindiğimiz tecrübe sonrası kendi göbeğimizi kendimizin kesiyor olması gerçeğine uygun bir ulusal egemenlik politikası uygulamak gerekir. Anadolu'nun jeopolitik konumu bize büyük bir üstlünlük veriyor. Bunu kaybetmek istemeyenler ile ele geçirmek isteyenler arasında kalacak bir ulus değildir Türk ulusu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!