Uykun kaçar gecenin koynundan,
Sabah, kapına uğramayı unutur.
İçinde susturamadığın bir uğultu…
Ne kavuşmak teselli eder başını,
Ne ayrılık bilir gönlünün hâlini.
Karanlık, karanlığı çoğaltır içinde.
Pencerene düşmez beklenen seher
Ve dinlersin, sevmenin acısından
Bir insanın yokluğunun
Nasıl koskoca bir ömre, sığdığını
Bir ismin nasıl olup da
Bir dua gibi dilinden düşmediğini…
Gecenin o en tenha saatlerinde
Kendinle baş başa kaldığında
Uzun uzun bakarsın aynalara
Yüzünde geçen yılların izleri…
Bir zamanlar ertelediğin
Sevdaların sessiz cenazesi gibi
Ve gün gelir; saçlarına kar yağar.
Ne gençlik döner,
Ne geçmiş geri gelir,
Ne de insan
Kaybettiği kalbin kapısını çalabilir.
Üzerinden çıkarmak istersin
Bedenine sinmiş zifiri karanlığı;
Bir gömlek gibi sıyırıp atmak,
Yeniden doğmak istersin.
Maziden ne kaldıysa
Bırakarak dost bildiğin toprağa
Adını koyamadığın bütün acıları
Sessizce Allah'a emanet edersin.
Ve gün gelir…
Sen beni unutmuş olsan bile,
Benim sevgim
Bir çiçek olur toprağın altında.
Kimseler bilmez bir sabah,
Kabir taşımın yanı başında
Bir gül açar kendiliğinden.
İşte o gün anlarsın;
Ben seni bir ömür değil,
Bir ömürden de çok öte sevmişim
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 05:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
20261001 Denizli




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!