Gerçek hayatı yaşamak gerek
Oturursun odanın bir köşesine
Türlü hayal kurarsın kendi kendine
Beyninin her köşesinde bir dünya
Kalbinin her atışında bir yaşam.
Göçmen,muhacir,hicret:Bir yerden,başka bir yere göç etme anlamını taşıyan cümlelerdir.
Balkanlar coğrafi konum sonucu olarak çeşitli milletlerin hakimiyet mücadelesi verdiği bir yerdir.1388-Sultan 1 Murat’la Çandarlı Ali paşa Bulgaristan’ı kompile Osmanlıya katı.
Osmanlı bu topraklara Anadolunun güvenilir türk’lerini getirerek balkanlar’da isllamiyetin yayılmasını sagladı.
İkincisi ise fetihlere gönülü katılan gazi alperen’ler,gaza niyetine gelen aşiretler fetih etikleri yerlerde kaldılar.
8177-1878 Osmanlı,rus 93 harbinde Osmanlı’nın savaşı kaybedince,türkiye’ye bağlı,Bulgaristan prensliği kurulur.Balkan savaşlarında topraklarımızın elnden çıkma sonucu olarak,aralıklı tarihlerde bulgaristandan,türkiye’ye göçler başlamıştır.
Gidelim
Sakın cahillerle eğleşip kalma
Arif dergahına senle gidelim
Yüz sürelim toprağına yoluna
Kadir kıymat bilen ile gidelim.
Dünya
Senden çok şey istemedim dünya
At araba yad istemedim
Para pul şan şöhret
Makam mevki istemedim.
Fakirin Dıramı Yazmakla Bitmez
Harap oldu nasır elim
Balta beni maf eyledi
Odun diye taşa çaldık
Balta beni maf eyledi.
Kömür ocakları,liyit kömür işletmeciligi yaplıan dağlarımızda,çok eski tarihlerde orman olduğunun bir işlaretidir.Zaten bu dağlarda orman varlıgını bilip gören insanlarımız var.
Şu an yapılan reziver masrafını kurtarmadıgından olacak maden ocakları kapatılmaya yüz tutmuştur.; ama yine tek tük devam etmektedir.
Büyüklerimizden dinlediğimize göre 1940 - 1950 yılları arası,insdanlar dağın altına girerek tenekelerle kömür çıkarıp kendi yakacak ihtiyaçlarını çıkarırlarmış.Daha sonraları Kolardan kızaklarla,Ana hat(aynadan) el arabasıyla çıkartmaya başlamışlar.
1980 yılarında ise maden ocaklarımıza motorlar kurularak dışardan vince bağlanan halatla çekmek yoluyla kömür madeni çıkarılmaya başlanmıştır.
1990 yılarında ise Elektirik götürülerek işler dinamoya dönmüştür.
Tabi bu arada maden ocaklarından kömür taşımacılıgı 1960-1980 yılları arası at arabasıyla şarkıla ve civar yerleşim yerlerine kömür götürülürken,daha sonraları nakliyat işleri,yerini kamyonet ve kamyona bırakmış olup çok büyük şirketler kurulmuştur.
Ama sevdası başta olmalı
Başının dumanı gelip geçmeden
Eyvah gençliğim demeden
Essin kavak yeli yaprak düşmeden
Taze ferik biraz toy olmalı.
Bu kadarı yeter fazlasın istemem
Aç insanlar varken ben dem süremem
Kadeşim çalışır kömür tarlada
Ben caka ile tozup gezemem.
İnsanlar var açlıktan kırılıyor
Bırak Dua Etsin Kaniat
Bırak dua etsin kainat
Kuşlar ağaçlar böcekler
Yakmayalım anızları ne olur
Yeşersin mezarlıktaki ağaçlar.
Boşnak’lar’sırplar’ın ağır zulmünden kaçarak,neleri var neleri
yok bırakıp glmek zorunda kalmıştırlar. Bu göç öyle eline valiz alıpta avrpaya çalışmaya gitmeye benzememiştir.Bırakıp geldikleri yerlerde umutlarını bırakmıştırlar,mal,mülkünü bırakmıştırlar,yakınlarını bırakmıştırlar.
İşin başında çok çile çeken Boşnak komşularımız.Köye ilk geldikleri yıl,yagmurların yagmasıyla ekinler insan boyu olarak,ürün bol olmuş. Karagöl köyünü bolluk,verimli bir yer olarak gören bu insanlar,burlar bize göre demişler.Devlet sulak ve düz ovadan tarla’lar verince,bu etnik grup karagöle yerleşip kalmış.
Boşnaklar kendilerinin Balkan’lara Koya’dan gitiklerini ida ederler.Tabi onlarında büyüklerinden duyup öğrendikleri bilgiler vardır.
1925 yılında,Karadeniz kıyılarından,ak topraklar diye adlandırdıkları,Anadolu’nun belirli yerlerine geldiler.Karagöl köyüne yüz haneden fazla gelip yerleşmişler.Şu gün olsun köyümüzde 25 hane kadar Boşnak bulunmaktadır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!