Ya güneşli bir gün
Ya da soğuk bir gecede
Bir sonbahar gününde rüzgâr çalarsa
Dünyayı ıslatan yağmurla kapınızı
Açmayın tanrı misafiri de olsa kapınızı
Belki ölümün habercisidir
Kelepçemin kilidi
Suya düştü eridi
Hiç mi çözen olmadı
Kolumdaki zinciri
Evvel yarim bir idi
Şimdi oldu ikinci
Işıkların arkasından bak
Karanlıkta da
Güzelim değil mi
Aydınlıkta
Başkayım
Çiçekler vardı ellerimde
Nasıl yürürüm ellerim ceplerimde
Seni düşünmeden sokaklarda
Bir o yana, bir bu yana, gönlümce sallanarak
Nasıl seyrederim
Sana bakmadan yıldızları
Nasıl bakarım
Bambaşkadır köylerdeki ilkbahar
Daha güzeldir sanki kentdekilerden
Çiçekler açar öbek öbek
Derelerden sular akar,
çağlaya çağlaya
Coşa coşa,
Başkalarının ekmeğini
Sırf başkasının diye
Çok yiyen asalaklar
Başkalarının işindeyken
Kaytaranlarla aynıdır
Ve kendilerinin olmayanı
Hiç üzdükmü insanları
Hiç terk ettik mi
Ayrı kaldık mı birbirimizden isteyerek
Yalnızlığımızla
Umutsuzluklarla dolup taştıkmı
Boğduk mu birilerini acılarımızla
Hayal kurmayı sevmem
İsterim ki gerçek olsun düşündüklerim
Üzülürüm hayallerim olursa
Bir çaresizlik sarar beni
Kararsız karamsar olurum
Koparım gerçeklerden
Bana dürüst bir ceza verin
Yumuşasın kızgınlığım
Erisin soğukluğum
Bir bahar günü
Yağmurun altında ıslanırken
Bir saksı düşsün balkondan çiçeksiz
Burada suçlu kim bilinmez
Ama kendimi
Eski eşyalarımın yanında
Değişmiş olarak buldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!