Dağı taşı toprağı ormanı süpür
Dere tepe suyu süpür
Kuşu kanadı havayı süpür
Hayali düşü gülüşü süpür
Tencerenin dibinde ne varsa süpür
Namuslusunu ahlaklısını
tabiat ana ağlaya ağlaya Denizi tuza mayaladi
Durmadı aydınlık törpüsü beyinler
Toprağı toprakla zehirlediler
Ormanı ağaçlarla yaktı
Suyu yatağından
Hayvanları Uykusundan ettiler
hep böyle mi ad verecek tarih
Tepeden tırnağa kerbela
Ortaçağ karanlığında uyanıyor zaman
Kana doymaz iştahlı asi
Yağmur damlasının sesinde
Küfre dönmüş ezgiler
televizyonda akşam bülteni
yine kan
yine trafik
yine bomba
yine ırak
yine şark
Yürüdü yürüdü sesini bizlere bıraktı
Binlerce sevdiğine gözyaşını yazarak tarihe yürüdü ışıklar söndü
Bozuldu kafiyeler
anlatmak seni
Yaşlanmak istemiyorum
Kimse görmemeli yaşlandığımı
Yakışıklı olmalı cesedim
Korkmuyorum gözlerimin altları darağacı
Korkuyorum adımlarım iz bırakmıyor kaldırımda
Ve sesim forsaların yalnızlığında
gecenin biri
sokaklar namusuna dokunulmuş genç kız gibi
sessiz
beynimde zehir zemberek anafor yorgunluğu
ay kendini bölmüş
gangster avazında kurulmuş saatler
Aşk Şiirin limanı
O limandan demir alır kalemler
O limanda sessiz yol alır kelimeler..
Ne güzel akıyor sular
Bana şiir yaz diyorsun
Nasıl yazayım seni anlatacak kelime yokken
Bana gözlerinle eşsiz bak diyorsun
Nasıl bakayım gözler güneşle ama kesilirken
Benim için öl diyorsun ölmek ne ki
Yaşıyorsam kalbim sanın limanına demir atıyor
Gülmeyi unutmuş gibi Şehirler
Taşınması zor sözcüklerden ıssız kokular
Yavaş yavaş kaynamakta gün
Artık bir Kavanozun içindeyim
Duymadan
Görmeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!