ÖĞRETMEN ŞİİRLERİ

ÖĞRETMEN ŞİİRLERİ

Feyzi Halıcı

Bir yolun başındasın en güzel,en ideal
Bu kutsal yolculuğa ne olur beni de al...
O ki bir öğrenciyim henüz yedi yaşında
Bir elimde tebeşir,kara tahta başında
Yüreğimde bilime karşı candan bir uyum
Bir sınırsız istekle nasıl da da dopdoluyum
Gözüm yansır yılların tatlı hatırasında
..

Devamını Oku
Seyyit Nezir

Ayrılıyor işte kasabadan
elinde bavul, gönlünde dinmez bir yara
Hep acıyacak parmakları, gözleri yaşarıcak
tozlu fotoğraflara
Hele bir tanesi, yüzü çıban içindeki çocuğun
hayatının en büyük iyiliğini
tandır ekmeğini verirkenki yüzü
..

Devamını Oku
Fazıl Hüsnü Dağlarca

Güneş öğretmen
Sevdirir kendisini çok
Ona döner bitkilerin hepsi
Yoksa o
Onun aydınlığına döner hep
Olduğu olmadığı başka
Yaksa tam tepemizdeyken
..

Devamını Oku
Ece Ayhan

. Uc Dogu. Anadolu'yu anlatacaktir ogretmen. Haritayi asar.
2. Butun sinif korkmustur; goller,irmaklar dokulecekler!
..

Devamını Oku
Talip Apaydın

-SELAHATTİN ÖĞRETMEN
Kırık köyünün büyük beyaz okuluna,
Pencerelerden bir baktım,
Selahattin öğretmenin sesi geliyordu.
Öğrenciler taş kesilmiş dinliyordu.
Neler diyordu, o duvarlar biliyordu.
Kımıldamadan öyle kaldım,
..

Devamını Oku
Özdemir Asaf

AKILDAN, OKULDAN YANA-ETİKA-116

Öğrenci sözlü sınavda:
Hatırlamadığını bilmediği için bilemiyor.
Öğretmen:
Bilmediğini hatırlamadığı için, hatırladığını soruyor.
..

Devamını Oku
Melih Cevdet Anday

“Babamı gördüm düşümde,” diye anlattı,
“Öylesine ağladım, yalvardım da,
Anlamadı, belki de hiç tanımadı.”
“Elbet oğlum,” dedi öğretmen Kirişna,
“Ruh ölümsüzse eð er,
Ölümlü duyguları anlatır mı? ”
..

Devamını Oku
Alper Gencer

“Hopa’ya eşkıyaların indiğini bilmiyordum! ”

Türkiye Cumhuriyeti Resmi Başbakanı

“Hopa’da mecazın öldüğünü bilmiyordum! ”
Türkiye Cumhuriyeti Gayrı Resmi Şairi

..

Devamını Oku
Adnan Deniz

Öğretmen olmak öncelikle bu mesleği severek kabullenmek, Fedakâr olmak, öğrencilerin bütün dertleriyle dertlenmeye hazır olmak, Öğretmen olmak, giyim kuşamı, söz ve davranışlarıyla topluma örnek olmak demektir.
Öğretmen olmak, vicdanı bütün olmak ve yaptığı bütün işleri tam anlamıyla içine sinerek ve dosdoğru bir şekilde yerine getirmek demektir.
Öğretmen olmak, değer vermek ve yeni değerler oluşturmaktır. Gözünüzün içine tertemiz duygularla bakan öğrencilerin geleceğini aydınlatmak için olanca gayretlerle çalışmak, öğrencinin mutluluğunu, gelişimini gözleyebilmek ve onların başarılarını görebilmek ve paylaşabilmektir.
Öğretmen olmak, Öğrencilerini kendi çocukları gibi görebilmek ve onların acılarıyla hüzünlenmek, onların sevinçleriyle sevinebilmek demektir. Öğretmen olmak, önyargıdan uzak olmak, öğrencileri yaşadıkları çevre, toplum ve aile ortamına göre değerlendirebilmektir.
Öğretmen olmak, Çok geniş ve tertemiz bir yüreğe sahip olmak ve “kaybedilecek, feda edilebilecek bir tane bile ferdin olmayacağına “can-ı yürekten inanabilmektir.
Öğretmen olmak, herhangi bir öğrencini belli bir mevkide gördüğün zaman yüreğinin pır pır atması, emek verdiğin eserinin belli bir noktaya gelmesinden mutlu olmak, okuyamayan, bir köşede keşke diyerek iç çeken öğrencilerini gördüğünde kahırlanmak, elinden geldiğince onlara yol göstermek ve her yerde öğretmen olduğunu ortaya koyabilmektir.
Öğretmen olmak bütün zorluklara rağmen, yeniden dünyaya gelsem yine öğretmen olurdum diyebilmek, mesleğine âşık, Öğrenciler için birer ışık olabilecek gücü her zaman kendisinde hissedebilmektir.
..

Devamını Oku
Seçil Karagöz

Öğretmen öğrenen ve öğretendir
Öğretmen ışıtan, yol gösterendir
Öğretmen yürekli ve iyimserdir
Öğretmen yetingen, yardımseverdir

Öğretmen saygındır ve şefkatlidir
Öğretmen sevgiyle değer verendir
..

Devamını Oku
Mehmet Kıyak

24 Kasım, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettikleri tarihtir. Bu bakımdan 24 Kasım, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Tüm saygıdeğer öğretmenlerin “Öğretmenler Günü” kutlu olsun!

Öğretmenin eğitimdeki misyonu düşünüldüğünde tabii ki 24 Kasımların anlamı çok büyüktür..Ancak bu gün24 Kasımlar, Devletimiz için, Milletimiz için, veli, öğrenci ve öğretmen için ne anlam ifade etmektedir? Aslında hepsi için de aynı anlamı ifade etmesi gereken bu gün, ne yazık ki aynı anlamı ifade etmemekte! Yani söylemde öğretmene hepsi aynı değeri verirken, eylemde hiç de öyle olmadığı görülmekte… Söylemde toplumun en önünde yer aldığı ifade edilen öğretmen, bu gün gerçekten toplumun önünde midir?

İşte bu söylem ve eylem farklılığı bu kutlamaların inandırıcılığını ortadan kaldırmakta, öğretmenin 24 Kasımları buruk kutlamasına neden olmaktadır. Öğretmen için en inandırıcı değer, öğrencinin öğretmenine verdiği değerdir. Çünkü onların sevgisi, saygısı çok samimi ve çok sıcaktır. Bunun dışındakiler genel olarak söylemden öteye gitmemektedir. 24 Kasımlarda göklere çıkarılan öğretmen daha sonra unutulmakta, kendi dertleriyle baş başa kalmakta… Öyle ki kimi zaman okullarda kendi hazırladığı programla kendi gününü kutlamakta…

..

Devamını Oku
Tahsin Koç

Cahillere, candır canandır; Öğretmen
Güldür, yapraktır, çınardır; Öğretmen
Bilgidir azimdir, hünerdir; Öğretmen
Öğretmensiz asla olunmaz!

Dimağlarımızın bilgisidir; Öğretmen
Kültürümüzün görgüsüdür; Öğretmen
..

Devamını Oku
Mustafa Erol

Sadece eğitimin değil, tüm yaşamın ana kaynağı sevgi ve saygıdır.Kalbinde sevgi ve saygı tohumları olmayan bir insanın eğitimci olması mümkün değildir.Öğretmen okulunu veya eğitim fakültesini bitirmek suretiyle öğretmenlik mesleğini yapmakta olması eğitimci olduğunu göstermez ki….
Evet,öğretmen ile eğitimci arsında dağlar kadar fark vardır.Her eğitimci öğretmendir ama maalesef her öğretmen eğitimci değildir.
Öğretmen,öğrencilerine bilgi aktarır.Eğitimcilik özelliği olan öğretmen ise aktardığı bilgilerin davranış şekline dönüşüp dönüşmediği ile ilgilenir.Elbette bütün öğretmenlerin eğitimci özelliği taşımaları yegane gayemizdir.Zaten toplumların kurtulması da buna bağlıdır.
Eğitimci özelliği taşıyan öğretmenlerimizi kısaca ve ana hatlarıyla şu şekilde özetlemek istiyorum:
ÖĞRETMEN;
adı öğretmen olan, ama asıl işi öğretmenlikten önce eğitimcilik olan,masum yavruların emanetçisidir…
ÖĞRETMEN;
..

Devamını Oku
Burcu Bulut

“Pembe boyalı bir ev
Mis kokan sümbül
Bir de sen varsın
Akşamsefası”

Herkesin bir hayali olur ya hani… Okula yeni başlayan çocuk için mavi önlük, bir çift ayakkabı, kırmızı kurdele ve aferin… Genç kız için gelinlik, pembe boyalı bir ev ve bahçesinde mis kokulu akşamsefası…

..

Devamını Oku
Adem Uysal

Eğitip öğretmek onun görevi
Geceyi gündüze katar öğretmen
Okuludur onun ikinci evi
Nöbette okulda yatar öğretmen

Karanlık yok olur gittiği yerde
Çevresine ışık saçar öğretmen
..

Devamını Oku
Mehmet Kıyak

Yirmi Dört Kasımların Anlamı ve Önemi

24 Kasım, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettikleri tarihtir. Bu bakımdan 24 Kasım, Atatürk’ün doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Tüm saygıdeğer öğretmenlerin “Öğretmenler Günü” kutlu olsun!

Öğretmenin eğitimdeki misyonu düşünüldüğünde tabii ki 24 Kasımların anlamı çok büyüktür. Ancak bu gün 24 Kasımlar, devletimiz için, milletimiz için, veli, öğrenci ve öğretmen için ne anlam ifade etmektedir? Aslında hepsi için de aynı anlamı ifade etmesi gereken bu gün, ne yazık ki aynı anlamı ifade etmemekte! Yani söylemde öğretmene hepsi aynı değeri verirken, eylemde hiç de öyle olmadığı görülmekte… Söylemde toplumun en önünde yer aldığı ifade edilen öğretmen, bu gün gerçekten toplumun önünde midir?

..

Devamını Oku
Turan Şakalar

Öğretmen
Tebessüm ondadır hoşgörü onda
Gönül bahçemizin gülü öğretmen…
Emeği var fert fert yetmiş milyonda
Millî sevdamızın dili öğretmen…
Ayşe Fatma Ali Veli Öğretmen…

..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

21.03.13
Tayinimle ilgili işlemleri yapıyorum. Havalar çok sıcak. Bazen esmiyor değil. Onu Allah’ın lütfu olarak görüyor seviniyoruz. Elimde şişe suyu içerek geziyor. Haksız bir tayin bu. Fen Lisesine tayinim bundan 3,5 sene önce bir tuhaf tesadüf sonucu gerçekleşti.
Geçmişi de anlatmalı mıyım bilmiyorum. O zaman Yahya Kaptan Lisesindeydim. Oraya da İmam Hatip Lisesinden atanmıştım. İHL kadromuz usulsüz atama yüzünden Danıştay kararıyla iptal edilmişti. Buna da sebep bakanlığın yönetmeliğe aykırı atama yapmasıydı. Daha sonra yönetmeliği değiştirdiler ama bizi kapsamadı. Çünkü biz zaten Anadolu kadrosunda olduğumuz için başvurma imkânımız yoktu. Atamamız iptal edildiği halde göreve devam ediyorduk. Bakanlık hatasını kabul etmiyor görevimizi aynı kadroda sürdürüyorduk. Ne oldu da sonradan karara uymayı kabul etti bakanlık bilmiyoruz.
Olan bize oldu. Bir gün ansızın Milli Eğitim müdürü tercih yapmamızı emretti. Ben de başa Yahya Kaptan Lisesini tercih ettim.1,5 yıl sürdü buradaki görevim. Bir gün yine aniden Okul müdürü ‘size tayin hakkı verildi’ dedi. Ve Fen Lisesi maceram böyle başladı.
Ama orada da kalamadık. Daha tayinimizin birinci döneminin sonunda norm fazlası olmak varmış. Bu süper zekâlılar okulunda ilk şoku böyle yaşadık. Bir öğretmen ihtiyacı olduğu halde iki öğretmen tayin etmişlerdi. Ne oldu nasıl oldu anlayamadım. Nasıl bir entrika döndü bilmiyorum. Ben gittiğimde 3 branşdaşım vardı ben dördüncü oldum. 4 yıllık bu okulda her yıl 100 öğrenci alınıyordu.25 kişilik 4 sınıf var her dereceden. Etti mi sana 16. Her sınıfta 5 er saat dersten 80. Kişi başına düşen ders saati 20. İki öğretmen müdür yardımcısı oldu kısa zaman sonra. Onlar 6 şar saatten 12 saat ders aldılar geriye 68 saat ders kaldı. Onları iki öğretmen bölüştük.30 er saatten 60 saat derse girdik kalanı da fazladan idareci olan branşdaşlarımız aldılar. Bir öğretmen ihtiyacı doğdu. Ama baktık ki 2 göndermişler büyüklerimiz. Bir bildikleri vardır dedik boyun eğdik. Keşke eğmeseydin olduysa ondan sonra oldu.2. yıl 16’şar saatten 3 öğretmen dersleri bölüştük bunun böyle gitmeyeceği aşikârdı,
Bir öğretmen norm fazlası olacaktı. Turgay bey kıdemi benden eksik öğretmen olarak hep kendini norm fazlası sayıyordu. Norm fazlası kadrolarının ihtiyaç olan okullara gönderme emri gelmişti. Turgay beyi çağırdılar o doğru bakın norm fazlası ben değilim diye söylemiş. O bunu nereden biliyordu. Kıdemimin fazla olduğu halde puanımın düşük olduğunu nereden biliyordu. Bundan hep şüphelendim. O yıl benim tayinim yapılmadı. Çünkü ben tercih yapmadım. Fen lisesi öğretmeni ancak sosyal bilimler lisesine tayin edilebiliyordu. Ben de ona razı olarak ya da burada kalırım diye tercih yapmadım. O yıl böyle idare ettik. 16 saat dersi haftanın beş gününe yaydılar. O yıl müdür yardımcısı Fatma Hanım tayinini aldırdı. Turgay bey de kendi isteğiyle Sosyal Bilimler Lisesine öğretmen olarak, içimizden biri daha müdür yardımcısı olarak görevlendirildi. Yine 30’ar saat derse girmeye başladık.
Ama gel gör ki bir sonraki yıl çok istekle öteki okula giden adam geri döndü. Her dönem norm tayinleri için yazı çıkar ben imzalar oldum. Hatta bir kezinde yeni müdür beni vermek istemediğini söyleyerek Milli Eğitim’den talep etti. Ama bu yıl’ geldi çattı en son ölmek ne bir yemiş ne bir çiçek’.
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim üzerine yazılar:


EĞİTİMDE ÖĞRETMEN FAKTÖRÜ

Eğitim zorlu süreçtir. Öğretmen bu süreçte en etkili eleman. Ancak bu etki olumlu da olabiliyor, olumsuz da. Tüm imkanlara rağmen eğer öğretmen unsuru eksikse, yani mesleğinde donanım yoksunluğu yaşıyorsa eğitim aksayacaktır.
Bu süreç zorlu bir süreçtir evet. Öğretmen mesleğinde yeterli, araştırma ve öğrenmeye açık, okuma alışkanlığı olan bir tip ise ne ala. Aksi halde durum vahimdir. Eğitimin bu en önemli elemanı eğitim için bir engeldir. Tek başına bütün yapılan masraflara, sağlanan bütün imkanlara rağmen eğitim amacına ulaşamayacak, tam aksine yanlış ve aksi istikamete gidecek, yapılmak istenen her şey akamete uğrayacaktır.
..

Devamını Oku
Hüseyin Parlakdemir

KUTLU OLSUN ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ
24.11.2010

Kasım yirmidört ikibin on yılı
Kutlu olsun öğretmenler gününüz
Bize bilgi verirler hep dolu dolu
Kutlu olsun öğretmenler gününüz
..

Devamını Oku