Bilgi pınarımız kitap!
Kitap kurtaracak bizi
Kadim çınarımız kitap!
Kitap kurtaracak bizi
Ufkumuzu açandır o!
AHMET SEZGİNLE AŞK MEDENİYETİNE YOLCULUK
M. NİHAT MALKOÇ
Kıymetli kalem erbabı Ahmet Sezgin’le internet marifetiyle tanıştım. İyi ki de tanışmışım. Zira “Aşk Medeniyetine Yolculuk” isimli nefis kitabından başka nasıl haberdar olabilirdim ki? Ses bayrağımız olan Türkçemizin şahikalarını görmekten mahrum kalırdım. Sağ olsunlar “fikir ve hissiyat süzmesi” diye tabir edebileceğim bu kıymetli kitabı, adıma imzalayıp tarafıma gönderme lütfunda bulundular. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum.
Kapağında, yapraklarını dökmüş bir ağaca doğru yürüyen ve arkasında simsiyah bir gölge bırakan bir adam resmi bulunan bu kitabı elime aldığımda sıradan bir kitapla yüz yüze olduğumu düşünmüştüm. Aşk üzerine bilindik ifadelerle ve kelime oyunlarıyla karşılaşacağımı sanmıştım. Fakat hiç de öyle olmadığını sayfaları d/çevirdikçe anladım.
Kitap üzerin(d)e konuşmaya geçmeden evvel yazar Ahmet Sezgin’den kısaca bahsedeyim. Sezgin, Samsun/Terme’de dünyaya açmış gözlerini. Sırasıyla Terme İmam-Hatip Lisesi’ni ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiş. Birçok okulda görev yaptıktan sonra Terme Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’nde karar kılmış. Burada, milletine ve memleketine bağlı nesillerin duygu ve düşünce hamurunu aşkla yoğurmaktadır. Kendisi bir ara “Mesaj” isimli bir kültür-edebiyat dergisi de çıkarmıştır.
Haysiyet beş paraya, pula satıldığında
Ocakta pişmiş aşa pis su katıldığında
Hallaç pamuğu gibi dağlar atıldığında
Çınlar kulaklarında o gün binlerce salâ
Zamanın çarkı durur kıyamete beş kala…
Gök delinir, yer yarılır
Kıyameti bekle bir gün!
Tenler toprağa karılır
Kıyameti bekle bir gün!
Akıp durur leylü nehar
Gök delinir, yer yarılır
Kıyameti bekle bir gün!
Tenler toprağa karılır
Kıyameti bekle bir gün!
İffet asılınca ipe
Yüreğime sapladın intizarın okunu
Atamadım üstümden ayrılığın şokunu
Burnumda tütüyorsun karanfiller misali
Kokular unutulmaz, unutmadım kokunu
Sözler ayağa düşünce...
Akıl susar, haz konuşur
Kâmil olan dinler önce...
Çok düşünür, az konuşur
Kimi ketum, sır küpüdür
Hasretinle yandırırsın
Vuslatınla kandırırsın
Tabloları andırırsın
Sofrandaki aşın güzel
Hem yazın hem kışın güzel
Kaderine mahkûmsun dağların kucağında
Gece vakti dolunay, serenat söyler dağa
Nice can seni özler, gurbetin ocağında
Yeşilin cennetisin, bakirdir burda doğa
Gönlümü yaralayan derdimin ortağısın
Kalbime ilmek ilmek ördüğümsün sevgili!
Çözmek müşküldür seni, kördüğümsün sevgili!
Ben cefanı çekerken nalla mıh arasında...
Kim demiş ki sefanı sürdüğümsün sevgili!




-
Ahmet Güngör
-
Hamiye Alkış
-
Necmi Ünsal
Tüm YorumlarBir balıkçıymışım karadaki,
üzülmüştüm halbuki,
anana babana derinden
tatlı babanın götünden
Balıklar gelir gider,
önemli olan unutmaktır derinden.
anana gireyim götünden sevmediysen götünden
Antoloji ile tanışalıdan beri M.Nihat Malkoç u çok okudum. Akıcı uslubuyla yazılmış her türlü yazısını takip etmeye çalışıyorum.Güzel,anlaşılır bir dille bilgi dehasını harika bir şekilde kullanarak, Türkiye nin şu anda içinde bulunduğu gerçekleri, bütün açıklığı ile kaleme alabilen ender bir evlat ...
Antolojide yeni tanıdığım şiirleriyle temayüz etmiş ender
şahsiyetlerden biri.
Şiirleriyle ustalığını mısra mısra ortaya döküp sergilemiş
kuvvetli bir kalem.
O'nun şiirlerinde madde ile mananın ahengini görürsünüz.
Selam olsun şair yüreğine...
Selam olsun şair do ...