Nihat Malkoç Şiirleri - Şair Nihat Malkoç

Nihat Malkoç

Sabırla, iştiyakla tuttuk orucumuzu
Ramazan bayramınız mübarek olsun dostlar!
Yalnızca Yaradan'a açtık avucumuzu
Ramazan bayramınız mübarek olsun dostlar!

Mevlâ bugün ruhları rahmetiyle kuşattı

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Sayılı gün çabuk geçer
Ramazan göçtü gidiyor
Vakti dolan elbet göçer
Ramazan göçtü gidiyor

Topladı tası, tarağı

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Ramazan geldiğinde gönül arınır kirden
Biz mi oruç tutarız, oruç mu bizi tutar?
Nefsin kölesi beden, kendine gelir birden
Biz mi oruç tutarız, oruç mu bizi tutar?

Burcu burcu kokunca gonca gülümüz bizim...

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Ümmet gafletten uyansın
Ramazanın hürmetine
Kalbimiz nura boyansın
Ramazanın hürmetine

Mazlumun acısı dinsin

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Gönül felâha kavuştu
Ramazanın ikliminde
İblis ortadan savuştu
Ramazanın ikliminde

Gönüller sürura erdi

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Toplar yüz bir pare patlar
Ramazanın şerefine
Melekler bizleri kutlar
Ramazanın şerefine

Kul oruca niyetlenir

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Devran döndükçe yaklaştı
Ramazanın son günleri
Arındı ruh, kalp (p)aklaştı
Ramazanın son günleri

Leyle-i Kadr düştü yola

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Oruç ayı nuruyla kâinatı kuşattı
Bîçâre gönüllere manevî haz yaşattı
Onunla tamam oldu örselenmiş yanımız
Bu huzur ikliminde mutlandı her anımız
İftar vakti çözüldü lâl ü ebkem dilimiz
Can buldu seherlerde solgun gonca gülümüz

Devamını Oku
Nihat Malkoç

Ufukta göründü hilâl
Kalpleri terk etti melâl
On dört asır evvelinden...
Ezanı okudu Bilâl

Hakk'tan bize ihsan oldu

Devamını Oku
Nihat Malkoç

ÂH O ESKİ RAMAZANLAR!...
M.NİHAT MALKOÇ

Geçmişe özlem duymak insanın doğasında vardır. Ne hikmetse her konuda geçmişe özlem duyarız. Bununla beraber yaşadığımız andan da şikâyet eder dururuz. Oysa daha evvel, bugün özlem duyduğumuz geçmişten şekva ederdik. Nostaljiye meraklı bir milletiz. Gerçi dünle bugünü karşılaştırdığımızda bugünkü hayatımızın düne göre daha çok yozlaştığını görüyoruz. Onun için nostalji arzusu içerisinde olanlara hak vermemek elde değildir.
Eskiden insanlar ramazanı büyük bir arzu ve heyecanla beklerdi. Ona madden ve manen hazırlanırlardı. Özellikle Şaban ayının son günleri herkesi bir telaş alırdı. İnsanlar ramazanın başladığına dair müjdeyi vermek için gece gün demeden hilali gözlerlerdi. Çünkü İslam inanışına göre Ramazan ayı, her yıl hilalinin doğuşuyla başlar. Hilali ilk gören; kendini bahtiyar sayar, müjdeyi Müslümanlara iletirdi. Şer’iye mahkemelerinde kadılar, müftüler sabahlara kadar nöbet tutup Ramazan müjdecisini beklerlerdi. Kimsenin içinde şüphe kalmazdı. Gerçi günümüzdeki modern rasathaneler bu meseleye bilimsel bir çözüm getirmiştir. Fakat bazı İslam devletleri eski huylarını devam ettirmekte, ramazana bir gün evvel veya bir gün sonra başlamayı marifet saymaktadırlar.
Çoğumuz günlük hayatın karmaşası içerisinde yok olan değerlerimizi ne kadar da arıyor ve de özlüyoruz. Eski ramazanları hatırımıza getirdiğimizde onları bir nostalji fırtınası olarak zihinlerimizde yaşatıyoruz. Çünkü günümüzde ramazanların içi boşaltıldı, heyecanı ve coşkusu kalmadı. Oysa eskiden ramazan yaklaşırken herkesi bir heyecan sarardı. Alış verişler ve genel temizlikler yapılırdı. Ramazanı adına yaraşır şekilde karşılamak için herkes seferber olurdu. Ramazan hayatımıza renk ve ahenk katardı. Ya şimdi, bunların hangisi yaşatılıyor?

Devamını Oku