Fatıma’sını duvarlarla kapı arasında görüp,
Onun pâk naaşını yıkarken,
Yediği tokat izinin morarttığı yüzüyle ezilmiş kolunu,
Müşahede eden Ali, çektiği acı duyduğu ıstırabı,
Onun alnındaki kırışıklarda şekillenen,
Fatıma’nın gözyaşlarındaki dayanılmaz acı ve hüzün,
Ali’nin sessizce süzülen o pâk gözyaşlarından başka? !
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta