Ejderhanın gözleri epeydir üzerlerindeydi
Önce, adama uzattı ateş saçan dilini
Gecenin zifirinde, sertçe yaladı göğüs kafesini
Kaptı kolunu, sıktı mengene gibi
Boncuk boncuk terledi, buz oldu bedeni…
Yollar hep bu denli uzun muydu?
Gaz pedalına öylesine yüklenirken neden bitmezdi?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




nerdesin...?
özlem dolu bir soru ve sonrasında...
duygusu ve ezgisi çok hoştu.
yüreğinize sağlık.
tebriklerimle
Naime hanımcım tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletirken.. ,hüznün ..çaresizliğin ve acının siren sesi yankılandı şiirinizde ..ilk okuduğumda duyduğum ve yüreğimi acıtan soru NERDESİN ..?..hepimizin neredeyse yabancı olmadığı anlar ..bu yüzden Bir daha böyle bir çaresizlikte şiir yazdırmasın yüce rabbim diyorum...Kalemin sağlıkla güzelliklere açılsın canım .. Yüreğin dert görmesin
sevgimle
naime hanım önce eşinize geçmişolsun idiyorum böylesi günde yollar uzun oluyor insan tutunacak bir dal yaslanacak bir omuz arıyor yada geçmiş olsun id iycek bir ses istiyor böuylesi olayı bende ikikez yaşadım birncisi babamı merzifondan samsuna ambulansla götürdüm ikinsi kardeşimi babam sekiz ay yattı kardeşimde kalpten yattı hastahanede sizi çok iyi anlyorum yaşayan biliyor o duyguyu o ebdişeyi şiiriçtenlikle yazılmış nerdesin derken arana ses sankimerhemolacakmış gibi yürektekiendişeye kutlarım
Naime Hanım Allah bir daha yaşatmasın..Başınızdan eksik etmesin..duygulu güzel bir şiirdi..Yüreğinize sağlık..Okuyunca anlaşılıyor zaten..Zor bir durum..En zor imtihan sevdiklerimizi kaybetme korkusudur..Hele kaybetmek kelimesini ben ağzıma almaya bile korkarım..Yüreğinize sağlık..Saygılar..
Can bedende kuştu sanki, çırpındı, debelendi...
Asıl adı hayattı, tek nefese kilitlenmiş bir çile yaşamıydı, gün geldi gün geldi ağladı, ama bir gün sesi ve de nefesi çıkmaz oldu, artından hata bu işte dendi...
Mustafa yılmaz
ant+10
22Can bedende kuştu sanki, çırpındı, debelendi
Şükür bedeni terk etmedi,,
Yaşamın gerçek yüzüyle karşılaşma. Kaçınılmaz son'da duygular...Gönlünüze sağlık sevgili şairem. Tebrik ediyorum.
Naime Hanım, her zamanki gibi kaleminizi boşa oynatmamışsınız...usta akleminizden harika bir eser doğmuş...tebrik ederim, efendim...sevgiler, saygılar sunuyorum
Çok duygu yüklü akıcı dizelerle adeta yaşadım şiiri. Tebrikler hocam..
Çok dramatik bir odak dili var şiirde.Kalem kıvrak olunca o sürecin bütün an'ları birbirini izleyen kareler halinde kısa metrajlı bir filme dolmuş...O daracık zaman ne değin uzun geldiyse yüreğe şiirindeki algılar da o değin uzun boyutlar kazanmış.
Klişe bir öykü değil bu.İnsan tek'inin yaşamda kalma /yaşama veda etme kıskacındaki med cezirlerine tanıklık etmiş olmanın kesitleri öykülenmiş çünkü.Özel oluşu bir 'aile' gerçeği olduğundan.Yaşamın bire bir aynısı olarak bu şiire projeksiyonlaştırılmasından...
Öykünün sahici bir temele oturuyor olması üçüncü kişilere yaşam denemelerimizin önemini duyumsatması bakımından çok önemli.
Metaforların kafa karıştırmaya meydan vermeyen bir nitelikte ve insani netlikte olduğunu kolayca söyleyebilirim.
Hiçbir revizyona gereksinmeyen bir lirizm sayfasında çok şık duruyor.
Sağlık ve esenlik dileklerimle Değerli Şair'i selamlıyorum.
Nicelerine.Erdemle.
Seslendiklerimiz kulaklarıyla değil yürekleriyle duyabilseler bile o yeter. Bu şiirde sanki TV de haber bültenini izler gibi, hergün onlarca örneğine rastladığımız bir acı tablo var. Tebrikler sayın ÖZEREN.
Bu şiir ile ilgili 102 tane yorum bulunmakta