Çehrem kederin aynası oldu, bakışlarım limanı çoktan terk etmiş gemilerin gölgesini taşıyor. Koreliler içte biriken o dinmeyen sızıya han der, Portekizliler uzaklara duyulan bitmez özleme saudade; benim yüzümde ikisi de var, ikisi de birbirine sarılmış, sessizce oturuyor. Fuzuli'nin derdi gibi bitmeyen, Mecnun'un çölüne yazılıp her esintide silinen bir hikâyeyim artık. Gönlüm, mutasavvıfların saray dediği o mekân, şimdi kubbesi çökmüş bir han; yüzüm kapısında bekleyen yorgun bir derviş, gözlerim duvarlarında yanıp sönen iki kandil. Li Bai aya bakıp memleketini anardı, ben aya bakınca kendi solgun çehremi görüyorum. Yüzümde bir ney inliyor, gözümde hüzzam makamından bir taksim. Ve hayatım, abi, fırtınalı yılların ırmağına düşmüş, sayfaları akıntıda dağılmış, hiçbir rafa konmamış, hiçbir dilde okunmamış, belki yalnızca Hakk'ın bildiği kayıp bir risale; karanlık devirlerin kucağında anlatılmadan unutulmuş, sahibi bulunamamış bir menkıbe.
(Ahsar Zerefşan/ 18/04/2023)
Ahsar ZerefşanKayıt Tarihi : 7.10.2026 19:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!