Ya hatıra, ya mir'at!
Ben ki sizin içinizde kaybolmuş bir yolcuyum;
Bir an durun, bir an dinleyin,
Bir an tanıyın beni.
Ey dünümün dilsiz şahitleri,
Ey gecelerce yüzüme bakıp susan sırlar;
Bilirsiniz siz, ben bilmesem de,
Nasıl gül iken soldum,
Nasıl bahar iken güz oldum;
Şimdi çağırıyorum sizi:
Sesime kulak, hâlime göz olun.
Hey eski defterler, hey sırlı camlar,
Bi dinleyin lan beni,
Bi bakın şu adama;
Neydi, ne oldu, hepiniz şahitsiniz.
Ey hatıraların uzun koridorları,
Ey her köşesinde bir eski yüzün durduğu camlar;
Bağırıyorum, yankım bana dönüyor,
Bakıyorum, bakışım bana dönüyor,
Ama ne siz duyuyorsunuz ne de ben duyulmuş oluyorum.
Bir kere, yalnız bir kere,
Ruhumun derinliğinden yükselen bu feryadı işitin,
Bu kırık yüzü, bu sessiz duayı görün....
(Ahsar Zerefşan- NİDA/30/03/2016)
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 20:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!