-eğer bir daha bana aynı şeyi yaparsan sana hiç ama hiç bir şey yapamam. buna gücüm yetmez. ve yapmaya devam etsen bile ben hiçbirşey yapmamaya devam ederim. ama unutmaki hiç bir şey yapamayan insanlar çok şey yapan insanlardan daha tehlikelidirler..
bir arkadaşım iş görüşmesine gitmişti ve bayan olan müdüre yüzüne karşı onun ukala olduğunu söyledi o da dediki -ukalalık psikolojik bir hastalık olabilir fakat düzelir ama çirkinlik kalıtsaldır ve sizin adınıza üzülüyorum..
haklıydım ama beni tuzağa düşürdün ve haklıyken haksız duruma düştüm kendimi bu duruma düşürdüğüm için yine kendimden özür diliyorum ama senden değil dikkatini çekerim yada dikkat çekerim..
sadece 15 saniyelik bir ileri görüş yeteneğim olsaydı o zamanlar önce davranırdım yada engel olurdum ya da 15 saniyede bir A B C planları yapardım ama olmadı anlayamadım..
çocukken amacamın tabancasını alıp arkadaşlarıma göstermek ve hava atmak.. özellikle Barış'a.. ona tabancayı gösterseydim belkide beni -hey fatih naber lan diye çağırmazdı halen daha.. istedim ama yapamadım.. yemedi açıkçası..
ben bir bitkisever olarak bir şeye parmak basmak istiyorum. neden bitkilerin isimlerini insanlar koyuyor? ya bir ot neden ot veya bir sarmaşık neden sarmaşık bir karanfil neden karanfil. hiç sordunuz mu kendilerine. onlarında şahsi bizzatii bireysel özgürlükleri var. zakkum zakkum olmak istemezdi eminim. ben bitkilere özgürlük istiyorum. bırakın kendi isimlerini kendileri koysunlar. hem yemeyin onları.. -mesela-
bir intikam cümlesidir..
-eğer bir daha bana aynı şeyi yaparsan sana hiç ama hiç bir şey
yapamam. buna gücüm yetmez. ve yapmaya devam etsen bile
ben hiçbirşey yapmamaya devam ederim.
ama unutmaki
hiç bir şey yapamayan insanlar
çok şey yapan insanlardan
daha tehlikelidirler..
ve bu intikam cümlesi burada bitmiştir..
bir arkadaşım iş görüşmesine gitmişti
ve bayan olan müdüre yüzüne karşı onun ukala olduğunu söyledi
o da dediki
-ukalalık psikolojik bir hastalık olabilir fakat düzelir
ama çirkinlik kalıtsaldır ve sizin adınıza üzülüyorum..
haklıydım
ama beni tuzağa düşürdün ve
haklıyken haksız duruma düştüm
kendimi bu duruma düşürdüğüm için yine
kendimden özür diliyorum
ama senden değil
dikkatini çekerim
yada dikkat çekerim..
sadece 15 saniyelik bir ileri görüş yeteneğim
olsaydı o zamanlar önce davranırdım yada engel olurdum
ya da 15 saniyede bir A B C planları yapardım
ama olmadı anlayamadım..
çocukken amacamın tabancasını alıp
arkadaşlarıma göstermek ve hava atmak..
özellikle Barış'a.. ona tabancayı gösterseydim
belkide beni
-hey fatih naber lan
diye çağırmazdı halen daha..
istedim ama yapamadım..
yemedi açıkçası..
herkesin siz diye hitap ettiği birisini
hey sen! diye çağırmak..
bir kediyi kovalamak
ve onu yakalamak..
çok istedim çok koştum ama hiç yakalayamadım
kedi ya ağaca çıktı ya çalıların arasına girdi..
ve geceleyin odama yıldızların parıltısını getir...
ben sevmiyorum bu eylemi
mecbur kalmasam hiç yemek yemem..
küfran-ı nimet değil bendeki
iştah meselesi..
ben bir bitkisever olarak
bir şeye parmak basmak istiyorum.
neden bitkilerin isimlerini insanlar koyuyor?
ya bir ot neden ot veya bir sarmaşık neden sarmaşık bir karanfil neden karanfil.
hiç sordunuz mu kendilerine. onlarında şahsi bizzatii bireysel özgürlükleri var.
zakkum zakkum olmak istemezdi eminim.
ben bitkilere özgürlük istiyorum.
bırakın kendi isimlerini kendileri koysunlar.
hem yemeyin onları..
-mesela-