Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • leyla gencer10.05.2009 - 10:56

    Son Kraliçe

    10 Ekim 1928 İstanbul
    10 Mayıs 2008 Milano

    Sabah, sudan çıkan turkuaz bir kedi gibi doğuyor.
    Bugün suskun; içine kapanık boğaz.
    Dalgalar uyukluyor uzaklarda,
    Çok uzaklarda
    Ezan ve çan sesi karışıyor birbirine.
    İki ayrı dünya birleşiyor ortak bir nedene.
    Onaltı mayıs ikibinsekiz
    Köpük köpük yaklaşıyor Süreyya teknesi
    Demirliyor Dolmabahçe açıklarına.
    Derinlerden;
    çok derinlerden bir arya yükseliyor
    dünyanın dört bir yanına.
    Duymak isteyen kulaklarda
    görmek isteyen gözlerde sahne alıyor.
    Opera...Opera...Opera...
    Karanlıklara vuran ışık
    gülümseyerek parlıyor aydınlık gökte.
    Eşlik ediyor Yunus Emre oratoryosu
    savrulan o ak küllere.
    Biliyorum bundan böyle
    deniz ve yosun kokuları,
    martı çığlıkları
    hep seni hatırlatacak
    'La Diva Turca'

    Umut Engin Deniz

  • leyla gencer10.05.2009 - 10:56

    Son Kraliçe

    10 Ekim 1928 İstanbul
    10 Mayıs 2008 Milano

    Sabah, sudan çıkan turkuaz bir kedi gibi doğuyor.
    Bugün suskun; içine kapanık boğaz.
    Dalgalar uyukluyor uzaklarda,
    Çok uzaklarda
    Ezan ve çan sesi karışıyor birbirine.
    İki ayrı dünya birleşiyor ortak bir nedene.
    Onaltı mayıs ikibinsekiz
    Köpük köpük yaklaşıyor Süreyya teknesi
    Demirliyor Dolmabahçe açıklarına.
    Derinlerden;
    çok derinlerden bir arya yükseliyor
    dünyanın dört bir yanına.
    Duymak isteyen kulaklarda
    görmek isteyen gözlerde sahne alıyor.
    Opera...Opera...Opera...
    Karanlıklara vuran ışık
    gülümseyerek parlıyor aydınlık gökte.
    Eşlik ediyor Yunus Emre oratoryosu
    savrulan o ak küllere.
    Biliyorum bundan böyle
    deniz ve yosun kokuları,
    martı çığlıkları
    hep seni hatırlatacak
    'La Diva Turca'

    Umut Engin Deniz

  • filistin09.03.2009 - 03:07

    Çocuk Askerler

    Ölmek için doğdu onlar.
    Çocuklar; kadınlar, yaşlılar.
    Yaşlılar gençti, çocuklar ihtiyar,
    Kadınlar kadın ve daha güzel kadınlar.
    Dünyanın gözü önünde
    Kalleş Yahudi silahlarına hedef oldular.
    Ay’ı kızıla boyadı, oluk oluk akan kanları.
    İşgal altında anayurtları.
    Kirletildi kutsal mabetleri.
    Yıllar süren insanlık dışı bitmeyen bir savaş.
    Vahşetin pençesinde; hürriyetinden mahrum.
    Sabrın; direnişin sembolü,
    Vahşi zulmün mağduru.
    Arafat’ın çocuk askerleri.
    Kan kusan silahlara
    Zeytin dalından kalkan yaptılar.
    Oyun sandılar bu alçak oyunu.
    Ölmek için doğdu
    Filistin çocukları.
    11-06-2006

    Umut Engin Deniz

  • bursaspor30.11.2008 - 16:00

    BURSA 1- ANTALYA 1

  • bursaspor22.11.2008 - 09:57

    Eğer bu ülkede 5. takım şampiyon olacaksa bu kesinlikle BURSASPOR olmalıdır diye düşünüyorum.

  • aşk05.10.2008 - 12:18

    **Forsa

    'Ayrılığın kırbacını sırtına yedinmi hiç? '

    Aydınlık sulardan karanlık sulara yol alan,
    aşkın kutsal denizinde batıp çıkan,
    fırtınalara ayak direyen köhne bir teknede,
    forsa gibiyim.

    Özgür bir şimşek düştü
    karanlığın derinliklerinden
    teknenin güvertesine,
    bir kucak karanfil gibi.

    Kokusu vurdu
    terden ıslanmış
    yorgun bedenime.

    Katık oldu,
    kimseyle paylaşmadığım
    hasret sofrasına.

    Parçalıyorum dalgaların karanlık gövdesini,
    bir kulaç daha kaldı.
    Bekle beni.

    Umut Engin Deniz

  • ramazan bayramı05.10.2008 - 11:06

    Bir bayram sabahı Kayışdağındaki darülacezeyi bir dostum için ziyaret ettiğimde, çok hoş ve sevgiyle karşılandım...
    Dostum gençliğinden, yaşanmışlıklarından,
    kendi yakınları tarafından kullanılıp bir kenara atılmasından.
    Ve daha bir çok konudan söz ettik ayrı ayrı...
    Tabikii aynı masayı paylaştığımız diğer darülaceze sakinleriylede sohbet devam etti....
    Dertlerini sorunlarını paylaştılar benimle, üzülerek ve hayretle dinledim...
    Ve sordum, bu bayram sabahında neden yanınızda çocuklarınız ve ya kardeşleriniz yok? ? ?
    Onlarda aslında onların olmasını çok isdetiklerini ama asıl bayramın vefasızların vefasızlıklarını konuşmak olmadığını; bu konuyla alakalı neler düşündüklerini anlattılar bana; hepsinin bayramı, bayram anlayşı, hayali farklıydı..
    Çok dugulanarak dinledim. yanlarından ayrıldıktan sonra eve geldiğimde
    ÜÇÜNCÜ CEMRE adlı şiirimi yazdım...

    Yaşlı insanlara yaşarken Değer verelim...
    Bütün yaşlılarımızı canı yürekten seviyorum...

    işte benim içinde bayram:


    Üçüncü Cemre

    Zamanın yüzünde çizgilerle
    ve tüm yaşanmışlığıyla bir kenara attığı
    yaşlı bir adam uyandı
    uyur uykusundan.
    Kim olduğu, bir zamanlar ne ifade ettiği
    hiç düşünülmeden bozuk para gibi atılmıştı bir kenara;
    Öylesine atılmış eşyalar gibi...
    Bir bayram sabahıydı o sabah.
    Ne elini öpmeye gelen bir çocuk
    nede eski bir dost aradı o sabah...
    Yorgun, çaresiz gözleriyle iç çekti derinden.
    İki damla yaş döküldü camlaşan gözlerinden.
    Biri geçmişte yaşadıkları
    diğeri yaşayamadıkları için.
    Geçmişten günümüze gelen bir misafirdi o damlalar.
    Yaşlı elleriyle-yaşlarını sildi-yaşlı adam.
    -yaşlı elleri
    -yaşlı.
    Eski bayramları düşündü bir an:
    Ne olurdu çocuk olabilseydim yeniden,
    şeytan uçurtmasının peşinden koşan,
    kukalı saklambaç, güvercin takla, misket oynayan.
    Hiç yorulmayan,
    sola-sağa zamandan bile hızlı koşan.
    Buram buram ter kokan.
    Derslerine hep çalışan,
    sınıfta en birinci olan.
    Ne olurdu?
    Sordum
    bayram nedir?
    Duraksadı birden,
    sıralamaya başladı düşündüklerini hiç kesmeden.
    Oğul: bayram nefes alabilmektir.
    Bazen alabildiğine koşmak,
    bazen hiç susmadan konuşabilmektir,özgürce.
    Bazen korkusuz bir dost selamıdır.
    Bazen sımsıcak ekmek kokusudur yoklukta,
    bir sıcak çorbadır soğukta...
    Bir tomurcuğun çiçek açmasıdır,
    Belki de bir gaddarın gözyaşıdır,şıpır şıpır…
    Sevebilmektir bayram:
    İnsanı, doğayı, hayvanları,
    sevdiğini söyleyebilmektir...
    Özgürlüktür bayram,
    özgür yaşamaktır,
    özgür kalabilmektir bayram.
    Bayram birliktir.
    Bir ağaç kökünün toprağa nüfuz etmesi gibi kenetlenmektir.
    Oğul: fazla geç kalmamak gerek
    birazdan üçüncü cemre düşecek.

    Umut Engin Deniz

  • ramazan bayramı30.09.2008 - 13:44

    Bir bayram sabahı Kayışdağındaki darülacezeyi bir dostum için ziyaret ettiğimde, çok hoş ve sevgiyle karşılandım, dostum gençliğinden, yaşanmışlıklarından,
    kendi yakınları tarafından kullanılıp bir kenara atılmasından,
    ve daha bir çok konudan söz ettik ve tabikii aynı masayı paylaştığımız diğer darülaceze sakinleriylede sohbet devam etti, dertlerini sorunlarını paylaştılar benimle, üzülerek ve hayretle dinledim...
    Bu bayram sabahında neden yanınızda çocuklarınız ve ya kardeşleriniz yok diye sordum...
    Onlarda aslında onların olmasını çok isdetiklerini ama asıl bayramın VEFASIZLARIN vefasızlıklarını konuşmak olmadığını; bu konuyla alakalı neler düşündüklerini anlattılar bana; hepsinin bayramı, bayram anlayşı farklıydı..
    Çok dugulanarak dinledim.
    yanlarından ayrıldıktan sonra eve geldiğimde ÜÇÜNCÜ CEMRE adlı şiirimi yazdım işte benim içinde bayram:

    Üçüncü Cemre

    Zamanın yüzünde çizgilerle
    ve tüm yaşanmışlığıyla bir kenara attığı
    yaşlı bir adam uyandı
    uyur uykusundan.
    Kim olduğu, bir zamanlar ne ifade ettiği
    hiç düşünülmeden bozuk para gibi atılmıştı bir kenara;
    Öylesine atılmış eşyalar gibi...
    Bir bayram sabahıydı o sabah.
    Ne elini öpmeye gelen bir çocuk
    nede eski bir dost aradı o sabah...
    Yorgun, çaresiz gözleriyle iç çekti derinden.
    İki damla yaş döküldü camlaşan gözlerinden.
    Biri geçmişte yaşadıkları
    diğeri yaşayamadıkları için.
    Geçmişten günümüze gelen bir misafirdi o damlalar.
    Yaşlı elleriyle-yaşlarını sildi-yaşlı adam.
    -yaşlı elleri
    -yaşlı.
    Eski bayramları düşündü bir an:
    Ne olurdu çocuk olabilseydim yeniden,
    şeytan uçurtmasının peşinden koşan,
    kukalı saklambaç, güvercin takla, misket oynayan.
    Hiç yorulmayan,
    sola-sağa zamandan bile hızlı koşan.
    Buram buram ter kokan.
    Derslerine hep çalışan,
    sınıfta en birinci olan.
    Ne olurdu?
    Sordum
    bayram nedir?
    Duraksadı birden,
    sıralamaya başladı düşündüklerini hiç kesmeden.
    Oğul: bayram nefes alabilmektir.
    Bazen alabildiğine koşmak,
    bazen hiç susmadan konuşabilmektir,özgürce.
    Bazen korkusuz bir dost selamıdır.
    Bazen sımsıcak ekmek kokusudur yoklukta,
    bir sıcak çorbadır soğukta...
    Bir tomurcuğun çiçek açmasıdır,
    Belki de bir gaddarın gözyaşıdır,şıpır şıpır…
    Sevebilmektir bayram:
    İnsanı, doğayı, hayvanları,
    sevdiğini söyleyebilmektir...
    Özgürlüktür bayram,
    özgür yaşamaktır,
    özgür kalabilmektir bayram.
    Bayram birliktir.
    Bir ağaç kökünün toprağa nüfuz etmesi gibi kenetlenmektir.
    Oğul: fazla geç kalmamak gerek
    birazdan üçüncü cemre düşecek.

    Umut Engin Deniz

  • Osman Yağmurdereli05.08.2008 - 11:52

    Büyük şair Orhan Veli bir şiirinde 'Ölünce biz de iyi adam oluruz' demişti' Nedense insanlarımız hep birileri ölünce iyi adamdı rahmetli diyor.. Açıkça ben ölünce iyi adamdı sözüne pek itibar etmem.Yaşarken iyi adam olmak; yada iyi kadın olmak değerli olan.
    Evet Osman bey sevimli bir insandı, müzik hayatını bir şarkı ile devam ettirmeye çalışması ve sesinin yetersizliği sebebiyle sahne çalışmalarını fazla devam ettiremedi. Sonrasında Tv. camiasına adım atarak bir çok projelere imza attı (YILAN HİKAYESİ) gibi.Tv yapımcılığı işinde son derece disiplinli ve şirketinin menfaatlerini acayip şekilde düşünen bir insandı, bu sayede şirketi yıllarca ayakta kaldı,oysa bir çok eski Yeşilçam ustalarının şirketleri bir bir kapanırken.
    Yaptığı dizilerle bir çok yeni yetenekli gençlerin piyasaya kazandırma konusunda kendisini takdir ediyorum.
    Bir de at sevdası vardı içlerinde tanıdığım birtek kır at YAĞMURDERELİ var. Siyasetin içinde olması bir renkti diyebilirim. Amansız hastalığı diğer kanser türlerinin aksine teşhis konulduktan sonra günler konuşulan en tehlikeli kanser türüydü. Genç,şişman ve sevimli adama ALLAH tan rahmet ve taksiratına af diliyorum. Umut Engin Deniz

  • Hasan Doğan08.07.2008 - 12:56

    Taksiratına af diliyorum
    Son derece düzgün mütevazı bir görüntü cizdi 5 aylık başkanlık döneminde... Açıkça bu ölüm haberine çok üzüldüm, insanın inanası gelmiyor. Milli takım galibiyetlerindeki değerli eşi ile birlikte sevinmeleri gözümün önünde. Maç bitimindeki kibar, mütevazı açıklamaları gönüllerimize girmesini sağlamıştı, ve başkanlık ona yakışmıştı.. Şimdi yakında yine başkanlık seçimi olacak gönül adayım LEVENT KIZIL'dır