kış kıyamet de olsa
kar kapatsa da her yanı
yükün umutsa
ve ulaşacaksa
değiştirme yolunu
hedefe ulaşmadaki kararlılığını
sensizliği yudumladım
sabah kahvaltısında
ve çilingir sofrasında
günler
aylar boyunca
meğer
tulumu sırtına
çizmeyi ayağına çekip
yer altında
madeni çıkaran da
dağları delen de
demiri eriten
yetmişlerde genç demek
mangal gibi yürek
kelle koltukta gezmek
dar ağaçlarını izlemek
için için üzülmek
parkayı sırtına geçirip
lastik patlayıp
kalsa da yolda
dişliler bozulup
çark etse de
yarım kalmaz
hiç bir sevda
kenetlenmek
yetebilmek kendimize
ve yetinebilmek
saygımızı yitirmeden
hayatın zorluklarına göğüs germek
direnmek yozlaşmaya
maki topluluğu gibi
büyümeyen beyni
dar bakışı
küçücük dağarcığıyla
dünyanın ortak varlıklarını
güzelliklerini
yazık oldu
bu ülke insanına
korkuyla
baskıyla
yıldırmayla
iki ateş arasında
yüzsüzlüğün
vicdanı donmuş
iflas etmiş
düşüncenin
karaya vurmuş halidir
yaşadıklarımız
“eti senin kemiği benim”
“öğretmenin vurduğu yerde gül biter” den
falakaya yatırılmaya
öğretmeni görünce toz olmaktan bu güne
tezek yakılan sobalı sınıftan
kaloriferliye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!