her nedense
bu meret
her daim aynı tadında değil
bazen susuz bile içilir
bazen suyla içilmez
illa peynir olacak yanında
küçücük vücuduna sığdırdığın
kocaman yüreğinle
boyundan büyük
işler yaparsın
en başta
ekmeğini paylaşıp
ay ışıltısı
barut fıçısı
kıskanılası
ciğer parçası
başkaldıran acısı
güneşten kopan
yaşadığımız ataerkil
erkek egemen toplumda
bir türlü yazılamayan
erkekliğin kitabında
elde tespih
sağ omuz hafif öne eğilip
kanadından vurulmuş serçe
haberi yok
o gidebildiğince gitmek
uçmak derdinde
ve uçar gücü yettiğince
öyle bir şey ki yaşam
her gün
yeni şeyler öğretiyor sana
ders niteliğinde adeta
öğrenmenin ne maliyeti
ne yaşı
yanındakiler dağıldığında
birer ikişer
vicdanınla
yüreğinle
kendinle
kalırsın ya baş başa
ilkbaharı müjdeleyen
ardıç kuşu gibiydin
aydınlığa en çok
ihtiyaç duyduğum anda
yüreğimde
bin bir güçlükle sakladığım sevdamı
heybetli duruşlu
Haydarpaşa garının
tahta kanepelerinde
Anadolu’dan geleni
ve gideni
uykusuz beklemeyi
tüm mesele
kaygılarımızla
korkularımızla
geçmişimizle
yaptıklarımızla
ve gerçeklerle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!