........................................................................Tuz da kokarsa! ......
Göbek kordonunun nidası
Boğulduğum sularda en dibinden kestim tırnaklarımı
Bu kan parmaklarımın ucundan ince damlalar halinde
Düşüyor mahzenlere.
Fırlattığım zarlarda
Mini minicik çokça delikler
Kış karartılarının tüneğinde
Siner bumerang
Şimdi
Dip sularımın içine sessizce dalan her şey
solgun yapraklardan farksızdır
Kocaman boşluklara teker teker düşüyorken
Görüş günüydü
Tel örgülerle birlikte
Erkenden uyandı sabaha
En ferah suları serpti yüzüne ilkin
En güzel giysilerini giyindi
Bekledi durdu
Bir duraktayım
Yalnızlıkların dolambaçlarından
Suskunluğumu almak için gel…
Gözlerimde
Özlemin kök salan kolları var
Sınırsız anlamlar var kırmızıda
Göğün altında iki şeyi deli ediyor
Şimdi ötelerdeki yüzüne sadık kalarak
Anlatıcısı olan o seslerden alıp hızını
Yokları var ediyor
üçüncü sınıf vagonda tek başınaydı şair
biliyordu ki kara kışın ayaza durmuş bu gecesi
upuzundu karnı açtı
acıma hissi kamçılanan
aşkın umarsız yüzü
Ay ışığı solgunken
Büyüyen İki sevinç, ilk heyecan
Ne kadar da umutluydu
Söylesem olmazdı
Ama en işveli endamına koşarak gelen
Uzaktaki düşlerin içinden
Kopup geldiğinde
Gecedeydik.
Ay tutuluyordu.
Her şeyin dikey saplandığı bir zamanda
Kutsanan aşkların
Yerli malı şiirlerini okudum günlerce
Devingen dizelerinde
Tanıdım sevginin öznelerini ve nesnelerini
İmgelerine öykündüm çoğu kez




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti