Bulutlu tepelerin, aydınlığı silindi,
Derin renkte dinginlik, hükmediyor kırlara,
Erken vakit uzandım, dönmedin ki yollardan,
Çifte tas ayran ezdim, tuzlu suyla köpüklü.
*
Güneşli tepelerden, aydınlıklar çekildi,
Karanlık dinginliğe, bürünüyor yaylalar,
Saatler akıp geçti, ulaşmadın yanıma,
Serin sular doldurdum, buzlu veyahut ılık.
*
Yıldızlı gecelerin, parıltısı kayboldu,
Kara renkte sükunet, kaplıyor odaları,
Beklemekten yoruldum, adım atıp gelsen ya,
Eşli sedir dayadım, yumuşakça yastıklı.
*
Kızılca ufukların ateşi, sönüp soldu,
Karanlık sakinliğe, teslim oldu ağaçlar,
Sabahları aradım, ayak sesin duyulmaz,
Çifte şerbet kaynattım, tatlısı epey serin.
*
Aydınlık sabahların, neşesi bitti gitti,
Suskunluğa gömüldü, koca dağlar ovalar,
Gözüm yollarda kaldı, dönüp gelmez bedenin,
Çifte kilim uzattım, desenleri nakışlı.
*
Parlakça dorukların, beyazlığı eridi,
Gecenin durgunluğu, sarıyor her tarafı,
Zaman öylece aktı, kapı çalınmaz asla,
Çifte kase tatlıdan, cevizli fındık ezdim.
*
Altın rengi başaklar, tarlalardan döküldü,
Zifiri o durgunluk, kuşattı sokakları,
Bekliyorum durmadan, ayak basmaz o dostum,
Eşli döşek serdirdim, yünlüsüyle pamuklu.
*
Bembeyaz bulutların, izleri uçtu gitti,
Sakinliğin hüznüyle, doluyor tüm haneler,
Dinlenmek için durdum, kapı çalınmaz henüz,
Çifte tas şurup ezdim, naneli limon suyu.
Kayıt Tarihi : 17.2.2026 20:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!