Güneş her sabah yolcu ediyorsa ay’ı ,
Deniz, gökyüzüne katmışsa mavisinden kalanı ,
Gülüşün her olumsuzluğa rağmen ısıtıyorsa etrafı ,
Sevdiklerinin sesi yakınlaştırıyorsa uzağı ,
Ruhunu okşuyorsa hiç tanımadığın insanların selamı ,
Hele de demlenmişse çayın tavşan kanı,
Pencerene yurt kurmuşsa menekşenin moru , gül’ün al’ı ,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..



