Zemheri bir şiir yazacaktı.
Ateşten bahsetmeyecekti artık,
birbiri ardına yangınlardan.
Soğuk iklimlere yerleşmiş gibi
hep titreyerek tutmayacaktı kalemi.
Şiirinden yırtıp atacaktı hüznü
Döngü; döngü aynı yanlış…
Kâğıdın çığlığını duyuyordu.
Sayfalar mürekkep lekesine bulanmıştı.
Bir kez olsun ‘kes sesini’ diyebilseydi
şiir kâğıdın kenarından damlayacaktı.
O lekeyi yıkayacaktı kelimeler.
‘Ben o şair değilim’ diye bağıracaktı
‘Bu ayaz benim değil içimdeki’
‘Doğmadım mecaz oyununa’ diyecekti.
Zemheri defterleri karalayıp atmıştı.
Her sayfada bir dize buz gibi duruyordu.
Yazdıklarının fısıltısı uğultuya dönüşmüştü
Boş sayfalara çarpa çarpa yankılanıyordu.
Kelimeleri susturmadan dinleseydi
O dizeler kaynaşıp şiir olacaktı.
Zemheri ilk cemre düştüğünde
cinnet geçirecekti.
Elbet mutlu bir şiir yazacaktı,
İlkyaz bekliyordu pencerenin ucunda.
Yalnız mürekkebe bahar gelmemişti,
mürekkep hep simsiyahtı.
Hangi renkle yazmayı denerse denesin
Her dizenin sonu aynı bitiyordu.
Kayıt Tarihi : 15.07.2026 00:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiir, Edebi Dergi kırk altıncı sayısında yayınlanmıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!