1998 yılında Antalya’da doğdu. Halen Antalya’da avukatlık yapmaktadır. Akdeniz Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğrenimine devam etmektedir.
Yazıyla ilişkisi uzun süredir içsel bir arayış olarak devam etmektedir. Şiir ve öykülerinde insanın seçimleri, kırılma anları ve sessizlik temaları etrafında dolaşır. Mitoloji, semboller ve psikolojik derinlik metinlerinin temel beslenme kaynaklarıdır. Güçlü karakterler üzerine çalışmayı ve karakterlerin yolcuğu sırasındaki değişimleri üzerine yazmayı sever. Yazıyı, söylenemeyeni dolaylı ...
Sen büyüksün; sen de, hepiniz.
Siz büyüksünüz; kocaman, dev gibi!
Perdeleri karartır hacimli gölgeleriniz
Becerebilirseniz gölgenizi de temizleyiniz.
En uzun esvaplar, etekler sizin.
Perdenin açılmasıyla başladı bu safsata.
Aydınlandı sahnenin ortasında basit masa.
Şaşkınlıkla döndüm minik soytarılara
Sizler de kimsiniz?
Gölgeleri nasıl temizlediniz?
Karanlıkta yazmayı kolay öğrenmedim.
Kederli masallar hep eski bir efsaneyle başlar:
“İnsan sahip olmadığının hayalini kurarmış.’’
Muhtaç Gözler
Deli anlatmak için bir deliye muhtaç,
Yalnız kaldıkça başını vuracak duvara muhtaç.
Delinin başını vurup durduğu duvar
Nefeslenmek için penceresine muhtaç.
Zemheri bir şiir yazacaktı.
Ateşten bahsetmeyecekti artık,
birbiri ardına yangınlardan.
Soğuk iklimlere yerleşmiş gibi
hep titreyerek tutmayacaktı kalemi.
Şiirinden yırtıp atacaktı hüznü
Sonsuzluk;
Yelkovanın tüm gün peşinde koştuğu on ikisi.
Altın arabayı bal kabağına çeviren zirvesi.
Dönen çarkların birbirine değme hevesi.
Gücün güce yettiği bir gece yarısı.
İmdat!
Ana dilim ve öğrendiğim diğerleri
İlk yaşımdan beri söylediğim tüm heceler
Kâğıda bastırarak kırdığım kurşunlar
Ellerime saplandılar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!